Connect with us

Güneşten Koruma Sistemleri

Güneş, rüzgâr ve yağmura karşı Schüco

Yayın Tarihi:

Schüco tarafından geliştirilen toplanır lamelli yeni CSB (Concealed Shaped Blind) alüminyum güneş kırıcı sistem, 9-10 rüzgâr yükünde bile güvenle çalışacak şekilde üretildi. Tam olarak kapalı olduğu zaman bile sağladığı %23‘ten fazla dış görüş oranı ile manzarayı izlemenizi sağlar.

Schüco FWS 50/60 cephe sistemine dışta tamamen entegre olan güneş gölgeleme sistemi Schüco CSB, güneşli günlerde binaya ısı girişini büyük ölçüde azaltan bir gölgeleme çözümü sunar. Sistem, aynı zamanda ağır rüzgâr yükü olan günlerde de koruyucu işlevini sürdürüyor.

Sarılarak toplanan güneş kırıcı, kılavuz rayları içinde sabit kalan ekstrüde alüminyum lameller sayesinde 25 m/s’ye kadar rüzgâr hızlarına dayanabilir. (Beaufort ölçeğinde rüzgâr gücü 9-10) Yüksek derecedeki transparanlığa (yüzde 23) ise boşluklu lamel formu sayesinde erişilir. Doğrudan güneş ışığının tam gölgelenmesi, 21 derecelik bir güneş açısında gerçekleşir. Güneş kırıcı C0 ve C31 – C35 arası eloksal tonlarında mevcuttur ve bu sayede bir binanın dış tasarımına uyum sağlar.

İmalat ve montaj avantajları

Schüco CSB güneş gölgeleme sistemi, SchüCal yazılımına entegre edilmiştir, böylece çok yönlü üniteler kolayca konfigüre edilebilir. 4.6 kg/m2 güneş korumasında ki hafif ağırlıklardan biridir. Tahrik miline sarılır ve kurulum için hazır halde teslim edilir. İmalatçının tek yapması gereken yan kılavuz raylarını kesmektir. Kayar kılavuz yan kapaklara entegre edildiğinden, şeritleri kılavuz raylarına geçirmenin zahmetli adımı, imalatçı için elimine edilmiştir. İmalatçılar, aynı zamanda, son konumu ayarlamak için zaman alıcı manuel işlemi de es geçebilir. Kullanıcı, ilk kullanımda perdenin üst ve alt uç konumlarını, motorda yerleşik bir yük kesici aracılığıyla ayarlar. Ayrıca, engel tespitini de içeren otomatik son konum ayarı, CSB’nin yanlış kullanımdan dolayı zarar görmesini önler.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güneşten Koruma Sistemleri

İzmir Ticaret Odası, gölgelendirme sistemleri için HAROL’u tercih etti

Yayın Tarihi:

Bu sayda güneşten koruma sistemlerinin global düzeyde güçlü firmalarından Harol’un Türkiye müdürü Yakup Mürtezaoğlu’yla bir söyleşi gerçekleştirdik. Harol ve ürün grupları hakkında ayrıntılı bilgiler sunan Yakup Bey, Türkiye pazarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikle sizi ve firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

1984 Giresun-Eynesil doğumluyum. 2007 yılında Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldum. Yüksek lisansımı pazarlama ve yönetim alanında Bournemouth Üniversitesi’nde tamamladım. 2016 yılından beri Harol firmasında ülke müdürü olarak görev yapmaktayım.

Harol 1946 yılında kurulmuş, Belçika merkezli, 250 çalışanı olan bir firmadır. Belçika, Avrupa ve Türkiye üzerinden Ortadoğu ve Asya projelerini ve satış ağını yönetmektedir.

Sektöründe Ar-Ge’ye çok önem veren nadir firmalardandır. Ürünlerinin yaşam ömrü boyunca hizmet vermesi için gerekli tüm yenilik ve teknolojileri ürün detaylarına aktarmaktadır. Ürünün hizmet süresinin uzun olması ve servis ihtiyacının minimumda kalması için gerekli kalite prensiplerinden taviz vermemektedir. Bu bağlamda boya hattı kendi bünyesindedir. Aluminyum dizaynı Ar-Ge birimi tarafından yapılmaktadır.

Piyasaya sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Güneşin ulaştığı ve gölgelendirme ihtiyacının olduğu hemen hemen her alan için ürünlerimiz mevcut. Özellikle dikey ve yatay dış perde sistemleri, pergola ve bioclimatic çatı sistemleri, tente sistemleri, panjur, brisoley (dış jaluzi) vb.

SC800-ZIP

Ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm üretiyorsunuz?

Satışlarımızın çoğunluğu dış perde ve panjur sistemleridir. Ülkemizde yatay ve dikey dış perde sistemleri ihtiyaç haline gelmiştir. Bu da bizi daha çok konut ve turizm-otelcilik sektörüne yönlendirmektedir. AVM, oteller, ofisler, rezidanslar, villa ve konutlar ağırlık verilen ve talep aldığımız ana projelerdir.

Yakın zamanda dâhil olduğunuz yeni projeler var mı?

Türkiye’de faaliyete başladığımız ilk yılda önemli ve örnek projelerde yer aldık. Özellikle yeni İzmir Ticaret Odası, sektörde öncü olabilecek bir proje oldu. Yine ilk olabilecek spor kompleksi projesi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Güzelce tenis kortlarının cephelerinde tercih edildik. Gerek perdelerin büyüklüğüne göre performansı gerekse kullanıcı memnuniyeti bizi sevindirdi.

İzmir Ticaret Odası Dış Cephe Projesi
Müteahit: KSC YAPI
Mimari: AYYAPI
Uygulama: HTTF İNSAAT

İzmir Ticaret Odası’nın dış cephe projesinden bahsettiniz, bu konuyla ilgili ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?

Binanın üç cephesi dış perde sistemi ile kaplandı. Projede 180 adet 6 metrekareden 18 meterkareye varan ölçülerde perdeler kullanıldı. Bina otomasyonuna entegre edilmiş perdeler yine merkezi rüzgâr sensörüyle desteklendi. Kullanılan kumaş, temizliği kolay, UV direnci yüksek, öngerilimli, delik oranı %14 ile hem dışarıyı görüşe optimum seviyede imkân veren hem de ışık kontrolünü yapıp %70’e varan soğutma maliyeti tasarrufu yapan bir üründür. Yan kanallar özel yay teknolojisi ile güçlendirilmiş olup, ciddi rüzgâr yüklerini deplase edebilmekte ve kanal tıkanmalarına asla izin vermemektedir. Her türlü hava koşulunda kullanıma uygundur.

Satış ve satış sonrası hizmetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Aslında hizmetimiz satış olsun olmasın daha proje aşamasında başlıyor. Mimarlık firmalarına ürünlerin uygulanabilirlik detaylarını çalışıyoruz. Yüklenici firmalara ise ürünlerin tanıtımlarını ve uygulama detaylarını, saha, süre ve fizibilite çalışmalarını yapıyoruz. Montaj süresince uygulamalarımızı yapan firmalara süpervizör desteğimiz oluyor. Arıza ve yedek parça gerekli olduğunda hızlı sürede tedarikimizi yapıyoruz.

Şirket olarak Ar-Ge çalışmaları kapsamında neler yapıyorsunuz?

Yaklaşık 12 kişilik Ar-Ge ve teknik ekibimiz mevcut. Hepsi ürün gruplarında kendi alanlarında uzman kişiler. Pazardan ve son kullanıcıdan uzak bir firma değiliz. Satış ekibimiz sürekli sahada, ihtiyaçları dinliyor, talepleri topluyor. Özellikle kullanımlar sonrası feedbackler (geri dönüşler) çok önemli. Ar-Ge ekibimiz en hızlı şekilde gelişmeleri ve güncellemeleri yapıyor.

Piyasadaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye, Avrupa ürünleri için her zaman rekabetçi bir ülke olmuştur. Fiyatsal anlamda tabii ki yerli ürünlere göre güçsüz kalıyoruz ama fiyat-kalite rasyosunda açık ara önderlik mevcut. Tercih edilmek için yapılması gereken şey öncelikli olarak ürünün şu anki halini değil, 5-10 yıllık kullanımdan sonraki durumunu düşünmektir. Aksesuarlar, aluminyum, motor ve kumaş euro bazlı olduğundan dalgalanmalar bizi biraz daha az tercih edilme durumuna getirebiliyor. Rekabetçi olabilmek için güçlü TL’ye ihtiyacımız var.

Kısa ve uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz projelerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Türkiye ekibimizi kısa süre içerisinde daha da geliştirmeyi ve uzun vadede yerelleşmeyi düşünüyoruz. Bu, stoklarımızı geliştirme ya da üretimin bir bölümünü bu bölgeye kaydırma olabilir. Tabii pazardan gelecek talep bu süreci hızlandırma da önemli rol oynuyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Enerji verimliliği açısından gölgelendirme sistemlerine talebin artması elzem. Enerji çok değerli ve ülke olarak soğutma maliyetlerimiz çok yüksek. Bu konuda özellikle mimarlarımıza, cephe danışmanlarımıza büyük bir yük düşüyor. Cam binalar ciddi soğutma maliyetlerine sahip, yine de çözüm bulamıyorlar. Ne kadar iyi cam kullanırlarsa kullanılsın çözüm değil. Hem mimari dizayna katkısı olacak hem de enerji verimliliğini maksimuma taşıyacak ürünleri binalarına entegre etmelerini diliyorum.

Devamını Oku

Güneşten Koruma Sistemleri

Stadyumlardan AVM’lere dev projelerde Serge Ferrari imzası

Yayın Tarihi:

Güneşten koruma ve çatı-cephe sektörünün global ölçekte köklü firmalarından Serge Ferrari’nin Türkiye Satış ve Spesifikasyon Müdürü Sinan Yoğunali ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Sinan Bey Serge Ferrari’nin üretim süreçleri ve ürün gamına ilişkin bilgiler verirken, Türkiye pazarındaki faaliyetleri hakkında da ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikle firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Serge Ferrari 1973 yılında Fransa’da kurulmuştur. Merkez fabrikalarımız Lyon şehrine yakın La Tour du Pin bölgesindedir. Üretimimiz Fransa ve İsviçre fabrikalarımızda gerçekleşmektedir. Üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünler 100% geri dönüştürülebilir, çevre dostu ürünlerdir. İtalya’da bulunan fabrikamız, Texyloop markamız altında geri dönüşüm faaliyetlerinde bulunmaktadır. Serge Ferrari bugün 80’i aşkın ülkede 700’den fazla çalışanı ile pazar lideri olarak üretim, pazarlama, satış ve dağıtım faaliyetlerinde bulunmaktadır. Firmamız son birkaç yıldır halka açık bir şekilde faaliyetlerini sürdürmekte ve Paris borsasında işlem görmektedir.

Serge Ferrari Türkiye’deki faaliyetlerini İstanbul’da bulunan merkez ofisten yürütmektedir. Satışlarımız doğrudan Fransa fabrikalarımızdan olabileceği gibi İstanbul’da bulunan dağıtım ağımız aracılığıyla da yapılabiliyor. Ayrıca birçok farklı uygulamaya yönelik çözüm ortaklarımız bulunmaktadır.

Serge Ferrari özel projelere çok özel inovatif çözümler üretebilmektedir. İnovasyon, grubumuzun temel itici güçlerinden birisidir. Teknolojimizdeki özgün atılım “Précontraint” üretim tekniğimizle süregelmektedir. Précontraint (ön gerilim) teknolojisi, yüksek oranda güç ve dayanıklılıkla beraber ürünlerimize son derece boyutsal istikrar kazandırmaktadır.

Standartları yüksek üretim teknolojimizin ve standart tedarik süreçlerimizin yanı sıra istenildiği takdirde projelere özel, farklı üretim modelleri geliştirebiliyor, teknik özellikleri farklı ürünler üretebiliyoruz. Örneğin bir hastane veya otel yapısına sunabileceğimiz ürünlerimizle, bir AVM projesine sunabileceğimiz ürün gruplarımız teknik özellikleri bakımından farklılık gösterebiliyor.

Serge Ferrari Türkiye Satış ve Spesifikasyon Müdürü Sinan Yoğunali

Pazara sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Modüler hafif yapılar ve mimari endüstriyel tekstil ürünleri olmak üzere; çatı ve cephe sektörüne, stadyum ve spor kompleksleri projelerine, iç ve dış mekân güneş kontrol ve gölgelendirme sektörüne, asma-germe sabit tente sistemlerine, yat ve marin sektörüne, iç ve dış mekân mobilya sektörüne, yalıtım sektörüne, iç mekân akustik ve askeri ürünlere yönelik 13 ayrı sektör için üretim gerçekleştiriyoruz. Bu ürünler kalınlık, renk, en ve boylardaki farklılıkları düşünüldüğünde binlerce çeşit olmuş oluyor.

Türkiye pazarında hangi ürün grupları daha çok rağbet görüyor?

13 ayrı sektörde binlerce ürünümüz var. Serge Ferrari olarak Türkiye’de en çok referansımızın olduğu ve ciromuza en fazla katkıyı yapan grup ise stadyum projelerinde kullandığımız ürün grubu. Bu da tabii projelerin metrajlarının büyüklüğünden kaynaklanıyor. Ayrıca güneş koruma amacıyla kullanılan ürün grubumuz Soltis ve mobilya ürün gruplarımızdan olan Batyline ve Stamskin en çok kullanılan ürün gruplarımızdan.

Ürünleriniz mimariye ve son kullanıcıya hangi çözümleri sunuyor?

Ürünlerimizin en büyük avantajı, hafif oldukları için taşıyıcı konstrüksiyon maliyetinin az, uygulamalanın kolay olması. Taşıyıcı konstrüksiyonu hafifletiyoruz. Binaya gelecek olan ilave yükleri ortadan kaldırıyoruz. Teknik anlamda ikincil cephe yarattığımız için asıl cepheyi koruyan bir özelliğimiz de var. Mimaride görselliğe katkımız oldukça fazla. Aynı zamanda güneşten dolayı binaya gelecek olan UV’yi ve yaşlanmayı engelliyoruz. Ağırlıklı olarak projelerde malzemelerin esnekliği ve farklı mekânlar oluşturma kolaylığımız nedeniyle tercih ediliyoruz. Mimarlara yaptıkları tasarım ve çalışmalarda farklı birçok renk alternatiflerimiz ile birlikte esneklik sağlayabiliyoruz

Kullanıcıya ise dış cephede ve iç mekânda güneşten korunma anlamında ciddi faydalarımız oluyor. Işıkla ilgili kaygıları gideriyoruz.

Güneşten kontrol ve gölgelendirme sistemlerine yönelik çözümleriniz hakkında ayrıntılı bilgi verir misiniz?

Güneş kontrol ve gölgelendirme teknik kumaşlarımızla güneşi, binanın dışında bırakarak kullanıcıya iç mekânda daha konforlu bir alan yaratmayı hedefliyoruz. Dış mekânda uygulanan panjur ya da kepenk gibi uygulamalar yerini artık mimari teknik perde uygulamalarına bırakıyor. Güneşe maruz kalan ahşap ve metalde zamanla birtakım sorunlar yaşanabiliyor. Örneğin zaman içerisinde ahşap solabiliyor; metal ise çok fazla ısındığı için soğurduğu bu ısıyı cama tekrar veriyor. Serge Ferrari, güneş kontrol ve gölgelendirme ürün grubu altında yer alan Soltis ürünleriyle tasarımcılara ve kullanıcılara çok fazla renk seçeneği sunuyor. Mimarların projelerinde standart renklerle birlikte çok farklı renkler üzerinde çalışabiliyoruz. Soltis kompozit mesh ve tam gölgelendirme karartma (blackout) ürünlerimiz iç mekânda perde, stor uygulamalarında, dış mekân zip sistem uygulamalarında ve pergola sistemlerinde hareketli açılır çatı seçenekleri ile yapılara yüksek ve verimli bir termal konfor sağlarken, kullanıldığı mekânın yaşam kalitesini yükseltmektedir.

Soltis perde sistemlerindeki ürünlerimizin içerdiği farklı delik oranlarıyla, güneşin binaya geliş açısından bağımsız olmak üzere, geniş bir yelpazede ışık geçirgenlikleri sunarken; mimari projelerde yapılarda enerji tasarrufu sağlanmasına yardımcı olabiliyoruz. Bu nedenle güneş kontrol ve gölgelendirme teknik kumaşlarımızla sistemler hem fonksiyonel hem de tasarım açısından binaya avantaj sağlıyor. Örneğin dışarıdan yapılacak perde uygulamaları ile klima gereksinimlerini azaltıyor, enerji tasarrufuna ciddi katkı sağlıyoruz. Bu konuda Serge Ferrari’nin Amerika’da ve Fransa’da bağımsız kurumlara yaptırdığı örnek çalışmalar bulunmaktadır. Amerika’da yapılan çalışmada, inşaatı tamamlanmış butik bir otel projesinin aylık elektrik sarfiyatı 10 bin dolar iken, dış mekân perde uygulaması sonrası bu tutarın 4 bin dolara düştüğü gözlemleniyor.

Gölgelendirme alanında en çok bilinen uygulamalar genellikle pergola çözümler tarzında olmuştu. Son yıllarda pergola uygulamalarına ek olarak “ZIP Sistem Dış Perde” olarak adlandırılan ve motorlu delikli teknik kumaş kullanılan sistemler ön plana çıkmaktadır. Yapıdaki cam alanların rüzgâr-kar-yağmur ve güneş gibi dış ortam ile temas eden yüzeylerinde yapılan uygulamalarda çok başarılı sonuçlar elde edilmekte, yapılarda yaşanan enerji kayıpları açısından binalara ciddi anlamda katkılar sağlamaktadır.

Serge Ferrari dış mekân ve iç mekân da kullanılacak ürünlerini; kompozit kumaşın delik oranları, ışık geçirgenlikleri, güneş-yağmur ve UV koruma özellikleri, parlama etkisini azaltma özelliği, tamamen karartma sağlama, ısı koruma, efektif aydınlatma, malzemelerin renk çeşitliliği, termal konfor sağlama ve Low-E özellikleine göre şu şekilde ayrıştırmaktadır:

Son dönemde hangi projelerde yer aldınız?

Stadyum projeleri olarak, Konya Stadyumu’nun çatı uç kısmında şeffaf malzemelerimizle yer aldık. Sakarya Stadyumu’nun ve halihazırda inşası devam eden Adana Stadyumu’nun cephe ve çatı uygulamalarında, Giresun Stadyumu’nun çatı uygulamasında varız. Cephe projelerinde, İzmir’de Mi’Costa Rezidans projesinde ve Vakıfbank Spor Kompleksi cephe uygulamasında yer aldık. İç perde uygulamalarında İzmir`de Mistral Tower projesinde bulunduk. 2018 yılı içerisinde başlanacak olan Livin-İzmir en büyük dış güneş kontrol perde projemiz olacak. Pergola sistemler ve hafif yapılar sektöründe gerçekleştirilen projeler yanında binlerce otel, hastane, restoran, konut ve iş merkezi projelerinde yer aldık. Akustik uygulamalarda yer bulduk. Birçok özel tasarımlı oturma grubu ve şezlong uygulamalarında yer aldık. Bodrum Maçakızı Hotel’in tüm güneşlenme minderlerinin yeni yüzü olduk. Bodrum, Çeşme, Kuşadası ve Marmaris başta olmak üzere güney bölgelerde birçok otel projelerinde yer aldık. Antalya Expo Projesi’nin tamamında, yaklaşık 40 bin metrekare güneş kontrol ve gölgelendirme ürünlerimizle yer almaktayız.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Güneş kontrol ve gölgelendirme pazarı aslında Avrupa ülkeleri ve Türkiye diye düşündüğümüzde iki ayrı başlık olarak değerlendirmeliyiz. Serge Ferrari’nin global cirosunun büyük yüzdesi güneş kontrol ve gölgelendirme ürünlerimizden gelmektedir. Bu da şirketimizin Güney Amerika’da, Avusturalya’da, Avrupa’da, Kuzey Amerika’da ve hatta güneşi olmayan İskandinav ülkelerinde bu ürün grubuyla büyük pazar payına sahip olduğunu göstermekte. Ülkemizde ise güneş kontrol ve gölgelendirmeye yönelik pergola sistemlerine oranla, yatay ve düşey perde sistemleri daha yeni talep görmeye başlamıştır. Umuyoruz ki, yakın gelecekte birçok ofis ve konutta Zip sistem dışarıdan yapılacak uygulamalarla rastlıyor olacağız. Ülkemizde gölgelenme alanında daha çok projede mimarlarımıza, çözüm ortaklarımızın uygulamalarıyla ürünlerimizi kullandırmak istiyoruz. Daha az yer kaplayarak, kolay temizlik, düşük maliyetlerle sürüdürülebilir yapılarda en iyi teknolojiyle güneşin keyfini yaşatmak istiyoruz.

Serge Ferrari’nin AR-GE çalışmaları ve yeni ürünleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Precontraint (Ön Gerilim) teknolojisi malzemelerimize, kullanıcısına uzun yıllar boyunca hizmet verebilmesi amacıyla, dayanıklılık, esneklik, olağanüstü boyutsal kararlılık ve kumaşın uygulama sırasında şeklini korumasını sağlıyor. Bu teknoloji ile mimari membran yapılarında proje maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağlanıyor ve yeniden germe gerektirmiyor. Precontraint teknolojisiyle temel kumaş atkı ve çözgü yönünde gerdiriliyor. Bu yöntem kumaşın daha düz ve pürüzsüz bir yüzeye sahip olmasını sağlıyor. Precontraint teknolojimizin muadili yok. Bu teknoloji ürünlerimizi daha özel hale getiriyor.

2019 yılının başında güneş kontrol ve gölgelendirme pazarı için yeni ürünlerimiz geliyor. Bunlar şimdilik sürpriz olarak kalsın istiyoruz. Yakın zamanda sektörü bu ürünlerimizle buluşturacağız.

Sürdürülebilirlik kavramının Serge Ferrari için önem arz ettiğini biliyoruz; bu konuda neler söylemek istersiniz?

Serge Ferrari’nin bütün üretimi İsviçre ve Fransa fabrikalarında olmak üzere tamamen Avrupa’dadır. İpliklerimizi İsviçre fabrikamızda üretiyoruz. Fransa’da bulunan fabrikalarımızda malzemelerimizin nihai işleri; yani örgü ve kaplama işlemleri yapılıyor.

Bununla birlikte yeşil sertifikalı ürünler çıkarmaya çalışıyoruz. Tüm ürünlerimiz %100 geri dönüşümlüdür. Bu konuda hiçbir beklentimiz olmadan, İtalya’da bulunan ve Texyloop markamız altında faaliyet gösteren tesislerimize yıllık 2 milyon Euro yatırım yapmaktayız. Ürettiğimiz bütün ürünlerin ve bizimle birlikte bu piyasada faaliyet gösteren rakip firmaların ürünlerinin, Texyloop fabrikalarımızda geri dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. 100% geri dönüşebilir ürün sertifikasıyla birlikte GreenGuard sertifikalı, çevreye duyarlı, Leed ve Breeam sertifikalarınca kabul görmüş ürünlerimiz bulunmaktadır.

Pazardaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Serge Ferrari’nin dünyaca ünlü bir firma olmasının avantajlarını çokça yaşıyoruz. Markamızın algısı ve bilinirliği oldukça fazla. Marka bilinirliği ile beraber son yıllarda Paris borsasında işlem gören Serge Ferrari’nin içinde bulunduğu global pazara sunduğu algı da üst seviyede oluyor. Yani halka açık bir firmanın hata yapma şansı pek yok. Bu yüzden bütün çalışmalarını ve hamlelerini doğru konumlandırmak üzere çaba sarf ediyor. Bizler bunun katkısını görüyoruz.

Türkiye pazarında çoğu zaman Uzakdoğu ve Kore’den gelmiş ürünlerle ve bazen de Çin’de üretilmiş ikinci kalite ürünlerle rekabet etmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizde son kullanıcı alacağı kararlarda fiyat endeksli reaksiyon gösterebiliyor. Kaliteli ürün isteğine dönük düşünce ancak prestijli projelerde kendine yer buluyor. Bu bizim için bir dezavantaj yaratıyor. Globalde yaratılan marka algısını Türkiye’de korumaya çalışırken, fiyat rakabetinden dolayı bazen yenik düşebiliyoruz.

Devamını Oku

Trendler