Connect with us

Ev Otomasyonu

İnşaat Malzemesi Sanayisinde, ‘Geleceğe Yatırım: Dijital Dönüşüm’

Yayın Tarihi:

featured

Türkiye İMSAD tarafından 2009 yılından bugüne gerçekleştirilen ‘Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’ bu yıl da inşaat sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “Kapının önünde bekleyemeyiz. Yeni kapılar açmak, açılan kapılardan hızla geçmek durumundayız. Bunun anlamı şudur; Türkiye olarak teknoloji üretmek zorundayız. Eğer Türkiye’nin bir açığı varsa bu açık teknoloji açığıdır. Teknoloji açığımızı kapatmamız gerekiyor” dedi.

İnşaat malzemesi sanayisinde fark yaratmak ve sürdürülebilir bir kalkınma yaratmak için dijital dönüşüm dalgasını yakalamak zorunda olduklarını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Global rekabet ortamında değişime ayak uydurabilenler ayakta kalıp pastadan payını alıyor. Akıllı binaların, yeşil binaların, pasif evlerin, akıllı kentlerin planlandığı bir dünyada, inşaat malzemesi sanayisinin, üretiminden lojistiğine, tasarımından uygulamasına bu ekosistemin dışında kalması düşünülemez. İnşaat malzemeleri sanayicileri olarak, dijital dönüşümle başlayan değişim dalgasını yakalayıp, sektörün geleceğine yön vermeyi hedefliyoruz.”
İnşaat malzemesi üreticilerinin çatı örgütü Türkiye İMSAD’ın hayata geçirdiği, sektörün en büyük etkinliklerinden biri olarak kabul edilen ‘Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’, bu yıl ‘Geleceğe Yatırım: Dijital Dönüşüm’ temasıyla Hilton Bomonti Hotel’de gerçekleşti. T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan ve Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra, iş ve ekonomi dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı zirvede, sektörün her kesiminden 500’ü aşkın katılımcı buluştu.

“Gelecek gümbür gümbür geliyor”

Konuşmasına, “Zirvede; Geleceğe Yatırım, Endüstri 4.0’ı Yakalama, Dijital Dönüşüm ve Siber Güvenlik gibi son derece önemli kavramların gündeme alındığını görüyoruz” diye başlayan T.C Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “Bu kavramların hepsi, geleceğin dünyasını anlamamızda son derece önemlidir. Dünya, hayat, toplum değişirkent talepler de hızla değişmeye devam ediyor. Bu değişime elbette duyarsız kalamayız. Geleceğin dünyasına karşı hiçbir sektör, hiçbir kurum, ‘Görmedim, duymadım, bilmiyorum’ diyemez. Gelecek gümbür gümbür geliyor. Bunu doğru anlamaz, analiz etmez ve bu değişimi tüm üretim süreçlerinin merkezine koymazsak, gerçekten aydınlık bir geleceğe doğru ilerlediğimizi söyleyemeyiz” dedi.

“İnşaat malzemesi sektörü kalite ve tasarımla fark yaratmalı”

İnşaat sektörünün, Türkiye’nin en büyük istihdam sağlayan, ekonomiye katma değeri yüksek oranda katkı sunan, birçok yan sektörü destekleyen lokomotif sektörlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Faruk Özlü, şöyle konuştu: “Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, 100 milyar doların üzerinde bir kaynağı konuşuyoruz. İnşaat sektörünün büyüklüğü bu sektörü ülkemiz için stratejik önemde ele alınmasını zorunlu kılıyor. Özellikle inşaat malzemesi sektörünün kalite ve tasarımla fark yaratması gerekiyor. Her sektörde olduğu gibi inşaat ve inşaat malzemesi sektöründe de akıl son derece önemli. Şehirlerimizi ve binalarımızı akılla inşa etmek zorundayız. Bunu da ancak teknolojiyi, inovasyonu araştırma-geliştirmeyi ve tasarımı arkamıza alarak yapabiliriz. Araştırma-geliştirme ve inovasyon destekli akıllı kentsel projeler ve uygulamalar yapmak zorundayız. Şehirleşme oranının hızla arttığı ülkemizde yarının ihtiyaçlarını göz önüne almak durumundayız. Şehirlere bakarken aklımızda sadece şık binalar kenarına ağaç dikilmiş asfalt yollar gelmemeli. İnsan odaklı, insana saygılı ve insanı yücelten bir bakış açısına ihtiyacımız var. Çevre, sağlık, eğitim, ulaşım, spor, kültür gibi bileşenleri kentleşme planlarının odağına koymalıyız. Tarihi ve çevresel dokuyu mutlak suretle korumak zorundayız. Deprem riskinin yüksek olduğu ülkemizde kentsel dönüşümü farklı bir şekilde ele almak durumundayız. Kentsel dönüşümde sadece binalar dönüşmez, insan yaşamı şehirler ve alışkanlıklar da dönüşür. Bu nedenle kentsel dönüşüm algısının da değişmesi gerekir. Kentsel dönüşüme ilişkin toplumda oluşan rant algısını değiştirmek durumundayız.

“Sanayi 4.0’ı Akıllı Toplum 5.0 olarak ele almalıyız”

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, konuşmasına şöyle devam etti: “Sanayi 4.0 kavramının bütün üretim süreçlerini kökünden etkilediğinin farkındayız. Sanayi 4.0 sürecini ülkemiz için fırsata çevirmek durumundayız. Daha önceki sanayi devrimlerini geriden takip ettiğimiz gibi Sanayi 4.0’ı geriden takip etmek gibi bir lüksümüz bulunmuyor. Bugün artık firmalar, gelecek planlaması yaparken Sanayi 4.0’ı göz önüne almak durumundalar. Sanayi 4.0’ın zirve yaptığı hatta Sanayi 5.0’ın temellerin atıldığı günümüzde, medeniyet, sosyalleşme ve ekonomi yepyeni bir çehre kazanmıştır. Artık yeni bir kavramı, Toplum 5.0’ı konuşmalıyız. Toplum 5.0, teknolojik gücü doğru yönetecek akıllı toplum demektir. Sanayi 4.0’ı Akıllı Toplum 5.0 olarak ele almalı ve yol haritamızı buna göre düzenlemeliyiz. Kapının önünde bekleyemeyiz. Yeni kapılar açmak, açılan kapılardan hızla geçmek durumundayız. Bunun anlamı şudur: Türkiye olarak teknoloji üretmek zorundayız. Eğer Türkiye’nin bir açığı varsa bu, teknoloji açığıdır. Teknoloji açığımızı kapatmamız gerekiyor. Bütün sektörlerin bilişimden, yazılımdan, dijital dönüşümden beklentileri son derece yüksektir. Bu beklentileri karşılayacak ortak bir akıl ve ortak bir vizyon ve ortak bir inançla hareket etmemiz gerekiyor. Biz Bakanlık olarak bu kanalları sonuna kadar açık tutmaya devam edeceğiz.”

“Siber güvenlik önemli ve hassas bir konu”

Zirvede Siber Güvenlik konusunun da tartışılmasından memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Özlü, “Siber güvenlik gerçekten çok önemli, çok hassas bir konu. Bilgi güvenliği, siber güvenlik, kriptoloji gibi kavramlar sadece bugünün değil geleceğin de temel alanları olarak karşımızda durmaktadır. Bilginin teknolojinin internetin haberleşmenin sınır tanımadığı günümüzde tüm bu kavramların getirdiği problemlerin de üstesinden gelmek durumundayız. Klasik suç kavramından çok farklı bir suç ve suçlu kavramı ile karşı karşıyayız. Önceden güvenlik, evlerdeki kapı kilitlerinden başlardı. Hırsız kapıdan girerdi. Şimdi ise hırsız artık kapıdan girmiyor. Telefondan, bilgisayardan, kameradan geliyor. Nerede bir boşluk bulursa oradan giriyor. Önceden görünen düşmanlarla mücadele ederdik. Şimdi nereden geldiği belli olmayan görünmeyen düşmanlarla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

TÜSİAD: “Türkiye İMSAD, küresel rekabet gücünün korunmasında kilit konumdadır”

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye’nin geleceğini inşa ederken her zamankinden daha sağlam temeller kurmak zorunda olduğunu kaydederek, “Yeni bir dünya düzenine doğru gidiyoruz. Türkiye kritik bir eşikte. Rekabet gücümüzü; ürünlerin katma değerini ve üretim teknolojilerimizi hızla üst seviyelere çıkararak koruyabiliriz. Bunun için de dijital teknolojilerimizin ürün ve üretim ögeleri içindeki payının artırılması son derece elzemdir. Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum ve ucuz işgücü gibi avantajlarımız, yaşadığımız dijital çağda maalesef rekabet için yeterli olmayacaktır” dedi.

Türkiye İMSAD üyelerine seslenen Erol Bilecik şöyle devam etti: “Son dönemde ekonominin dinamosu olan gayrimenkul yatırımlarının tam ortasındasınız. Sektörün yarattığı katma değerin artırılmasında, bilgi yoğun çözümlerde, küresel rekabet gücünün korunmasında hakikaten kilit konumdasınız. Buradaki anahtarların kaynak kullanımında üretimde ve tüketimde verimlilik artırıcı teknolojiler olduğuna inanıyoruz. Daha yenilikçi, standartları daha yüksek ürünler, malzemelerin üretimi, kullanımı ve yaygınlaştırılması artık Türkiye için bir lüks değildir. Değişim için en iyi zaman şimdiki zamandır.”

“Sürdürülebilir kalkınma için yol haritamızı çıkarmalıyız”
İnşaat malzemesi sektörünün, toplam üretimi, dış ticaret hacmi ve istihdamdaki payının yanı sıra, ülke ekonomisi için önemli sektörlerle yakın ilişkisinden dolayı stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Akıllı binaların, yeşil binaların, pasif evlerin, akıllı kentlerin planlandığı bir dünyada, inşaat malzemesi sanayisinin üretiminden lojistiğine, tasarımından uygulamasına bu ekosistemin dışında kalması düşünülemez. Kaynakların akılcı ve etkin kullanılmasının önemi gün geçtikçe artmaktadır” dedi.
“Dijital platformların ve uygulamalarının projelere entegre edilmesi, bu entegrasyon için gerekli dataların yatay entegrasyonu ile gerçekleşecektir” diyen Ferdi Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: Yani tedarikçi-üretici-iş ortakları-bayiler-distribütörler-yapı marketleri-mimarlar-mühendisler-müteahhitler-ustalar-nihai kullanıcılar aracılığı ile toplanıp bilgiye dönüştürülmesi ve geleneksel süreçlerin, hedeflerin optimize edilmesinden bahsetmekteyiz. Geleneksel malzeme seçiminden; veri üreten çağdaş, yenilikçi, hafif, çevreyle barışık malzemelere geçişten, tasarımda ve mühendislikte dijital entegrasyondan, evin içinde dolaşmak yerine müşterinin aklında fikrinde dolaşmaktan söz etmekteyiz.”

“Sanayiciler için hayaller dijital, müşteriler için gerçekler manuel”
İnşaat sektörünün, uçtan uca entegre bir sektör olduğunu belirten Ferdi Erdoğan, “Bu işin başı doğada madencilik, sonu uygulama ve montajdır. Sistemin ortasında yer alan üretimi akıllı fabrikalarda, depolama ve taşımaları akıllı lojistik ile yapmak yeterli olmayacaktır. İşin başında kazma-kürek ile madencilik, sonunda mala, çekiç, anahtar ile uygulama var. Dolayısıyla, biz sanayiciler için hayaller dijital iken, müşteriler için gerçekler manuel’dir. İnşaat sektöründe dijital dönüşümü ne tek başına müşteri odaklı yatırımlar, ne de tek başına teknolojik yatırımlar sağlayacaktır. Henüz makine-makine ya da makine-sistem etkileşimi planlanırken, insan-sistem-makine etkileşiminin yol haritası düzgün çıkartılmalıdır. Bilgi paylaşımına mesafeli yaklaşan bayi-distribütör-tali bayi-uygulamacılarla birlikte ekonominin büyük kısmını üstlenen OSB’ler, KOBİ’ler ve ayrıca uygulamacı ustalar, önce eğitilmeli, kayıt içine alınmalı, sonra sisteme entegre edilmelidir” diye konuştu.

“İstihdam, malzeme ve projelerin birlikte hareket etmesini sağlamalıyız”

Dijital dönüşüm sürecinin en güzel teknolojik örneklerden biri olan BIM (Building Information Modelling-Bina Bilgi Modellemesi) ile ilgili çalışmaların, ülkemizde yeterince yaygın olmadığını ifade eden Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde ilk 3 sıra içinde yer alan müteahhitlerimizin daha fazla değer yaratmasını dilerken; istihdam, malzeme ve projelerimizin birlikte hareket etmesini sağlamalıyız. Dijital dönüşüm sürecinin en güzel teknolojik örneklerinden birisi olan BIM yani Bina Bilgi Modellemesi’ni daha yaygın hale getirmeliyiz. Firmalarımız; yurtdışı projelere başvururken tüm dünyada etkin olan, mimarlar, teknik müşavirler için kullanım kolaylığı sağlayan; dünya çapında standartlaşmayı öngören yapı bilgi modellemesi içinde yer almalıdır.”

“Siber saldırılar amatör bir heyecandan profesyonel bir iş haline geldi”
Alt yapıyı geliştirirken, siber saldırı karşısında sistemleri koruyacak önlemlerin de önem kazandığına dikkat çeken Ferdi Erdoğan “Biz Endüstri 4.0 ve dijitalleşme için yatırımlarımızı yaparken; şüphesiz siber korsanlar da aynı motivasyonla hazırlık yapıyorlardır. Bu konu amatör bir heyecandan profesyonel bir iş haline geldi. Yol haritamız içinde yasal düzenleme ve hukuk sisteminin de gerekli çalışmaları yapması gerekmektedir” dedi.

Milli Gelir içinde inşaat malzemesi sanayisinin payı 106 milyar dolar
Türkiye İMSAD’ın; bugün 32 sektör derneği, 83 büyük sanayi kuruluşu ile sektörde 21 binden fazla noktada satış ağı bulunan, yaklaşık 1,5 milyon insanın istihdam edildiği bir sektörü temsil ettiğini vurgulayan Ferdi Erdoğan, sektörle ilgili şu verileri paylaştı: “İnşaat malzemesi sektörü, 2016 yılında 15,2 milyar dolar ile Türkiye’nin ihracat lideri sektörleri arasında yer alıyor. Bu ihracatın yüzde 75’i Türkiye İMSAD üyelerince gerçekleştiriliyor. TÜİK’in son verilerine göre, 2016 yılında 862 milyar dolar Milli Gelir içerisinde, inşaat malzemeleri sanayisinin payı 106 milyar dolar. Yaklaşık 1,5 milyon çalışanı istihdam eden Türkiye İMSAD üyeleri, ailelerle birlikte toplam nüfusun yüzde 7,5’i ile doğrudan ilgili bir sektörü temsil ediyor.”
Oturumlar ve özel sunumlarda çarpıcı bilgiler paylaşıldı

‘8. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi’nin ilk oturumu ‘Geleceğe Yatırım’ başlığı altında, Deloitte Türkiye Ortağı ve Strateji & Operasyonlar Lideri Özgür Yalta’nın moderatörlüğünde gerçekleşti. Escarus – TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Genel Müdürü Hülya Kurt, Sanal Mağazacılık CEO’su Enis Karslıoğlu ve Özyeğin Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof Dr. Tanju Erdem, dijital dönüşümle ilgili değerlendirmelerini paylaştı. “Geleceğe yatırım öncesinde bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Bu gelecek ne kadar yakın? Türkiye İMSAD üyelerinin sektörleri bu gelecekte nasıl bir yer edinecek?” gibi sorulara cevap arandı.

İletişim Koçu ve Eğitmen Defne Sarısoy’un moderatörlüğünü üstlendiği ‘Zirve Sohbetleri’nin ilkinde, İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, ‘Endüstride Çağı Yakalamak’ konusunda görüşlerini paylaştı. Zirve Sohbetleri’nin ‘Dijital Ekonomiyi Anlamak’ başlıklı ikinci bölümünde ise Kanyon Kapital Kurucusu Dr. Önder Halisdemir, konuyla ilgili değerlendirmelerini aktardı.
‘Dijital Dönüşüm’ başlıklı ikinci oturum, ME Danışmanlık Kurucusu Murat Erdör’ün moderatörlüğünde, GMW MIMARLIK Yönetici Ortağı Dicle Demircioğlu, Deloitte Türkiye Ortağı ve Dijital Hizmetler Lideri Hakan Göl, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Suat Baysan ve SEM SEO Direktörü Serbay Arda Ayzit’in katılımıyla gerçekleşti. Oturum boyunca, “Dijitalleşme sonrası iş hayatı nereye gidiyor? Ülkemizin atılım yapması gereken konular neler? Dijital dönüşümün neresindeyiz?” gibi sorular değerlendirildi.
Ayrıca konuk konuşmacılar, yaptıkları özel sunumlarla, iş dünyasındaki son gelişmelere yönelik çarpıcı bilgiler paylaştı. Zirvenin konuk konuşmacılarından Schneider Electric, Ortadoğu ve Afrika Endüstri İş Birimi Ticari İş Geliştirme Direktörü Yves Daumas ise ‘Fabrika Ayarlarını Terk Etmek: Dijital Fabrikalar’ başlıklı sunumunda dijital ya da diğer bir deyişle akıllı fabrikaları ve robotiks konusunu ele aldı.

‘Mimaride Geleceği Görenler’ başlıklı özel sunumda Mott MacDonald Direktörü ve Global Cephe Lideri Dr. Thomas Hendriksen mimarlıkta ve mühendislikteki dijitalleşmenin inşaat malzemesi üreticilerine etkisini anlattı. ‘Interoperability: İşbirliğinde Yeni Dönem’ başlıklı sunum, buildingSMART-International Home of Open BIM İcra Kurulu Başkanı Richard Petrie tarafından yapıldı. Petrie, dijital dönüşüm sürecinin en güzel teknolojik örneklerinden birisi olan BIM yani Bina Bilgi Modellemesi’ni anlattı.
‘Dijital Kabus: Siber Saldırılar’ konusu, Deloitte Türkiye Ortağı ve Siber Risk Hizmetleri Lideri Burç Yıldırım tarafından yine özel bir sunumda ele alındı. ‘Döngüsel Ekonomide İş Potansiyelleri’ başlıklı sunum ise, SITRA Finland-The Finnish Innovation Fund Proje Direktörü Karl Herlevi tarafından gerçekleştirildi. Herlevi, günümüzün ve gelecek yılların en önemli kaynak politikası olan döngüsel ekonomi hakkında bilgiler verdi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ev Otomasyonu

Konutta durgunluk son buldu

Yayın Tarihi:

2018 yılı başından itibaren durgun bir seyir izleyen konut sektörü, yılın ikinci yarısında hareketlenmeye başladı. Alman otomasyon ve akıllı ev sistemleri üreticisi Becker’in Türkiye Genel Müdürü Erdinç Yazganoğlu, seçimden etkilenen ertelenmiş taleplerin piyasayı yeniden canlandırmaya başladığını söyledi.

Konut kredilerinde maliyetlerin son bir yılda dikkat çekici oranda arttığını hatırlatan Yazganoğlu, sektörün makroekonomik parametrelere bağlı olarak  inişli çıkışlı bir seyir izlemesine rağmen, trendinin hep yukarı yönde olduğunu vurguladı.

Türk insanının daha rahat, daha güvenli ve yüksek standartlı konutlara olan talebinin arttığını hatırlatan Erdinç Yazganoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre gelecek 15 yıl içinde 7 milyon 500 bin konutun dönüşmesi gerektiğini hatırlattı. Bu konutların 150 bin civarı İstanbul’da, geri kalanının ise Anadolu’da olduğunu kaydeden Yazganoğlu, “Bu konutların kaliteli ve yüksel standartlı olması hem tüketici tercihi olarak karşımıza çıkıyor hem de yüksek teknolojili ürünlerin toplam inşaat maliyetleri içindeki payı giderek düşüyor. Hatta ihmal edilebilir rakamlara iniyor. Artık orta gelir grubuna hitap eden 500 bin TL’lik bir konutta otomatik panjur ya da akıllı ev sistemleri lüks tüketim olmaktan çıkıyor” dedi.   

“Katma değer eleştirisi haksızca”

Konut sektörünün onlarca alt sektöre ve imalat sanayisine çok geniş bir sipariş hacmi bulunduğunu belirten Yazganoğlu, “katma değer yaratmıyor” eleştirilerinin doğru olmadığını kaydetti. Yazganoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Seramikten mobilyaya, çimentodan demir çeliğe kadar onlarca işkolunu hareketlendiren bir yapıdan söz ediyoruz. Ayrıca ülkemizde vazgeçilemeyecek oranda işgücünü istihdam ettiğini biliyoruz.  Tüm bu veriler ışığında konut sektörünün katma değer yaratmadığı önermesi doğru değil. Ülkemizde ihtiyaç fazlası olan ve yüksek gelir grubuna hitap eden bir konut stoğu olduğu doğru. Bu stoğun finansman kaynaklarına erişimin kolaylaşması ile rahatlıkla eritilebileceğini söyleyebiliriz. Ancak asıl dikkat etmemiz gereken, orta ve alt gelir grubuna hitap edecek büyük bir talebin hâlâ beklemekte olduğu gerçeğidir.  24 Haziran seçimlerine giden süreçte taleplerin bir ölçüde ertelendiğini ve ‘bekle gör’ dönemine girildiğini gözlemlemiştik. Ancak seçimlerin sonrasında sektörün artan bir hızla ivme kazanacağını görmeye başladık.”

Devamını Oku

Ev Otomasyonu

BTicino D45 ile sürdürülebilir dünyaya katkı

Yayın Tarihi:

İnce ve kompakt monitörleriyle modern evler ve çoklu yapılar için mükemmel bir seçim olan BTicino D45 İnterkom Sistemi, giriş panelleri, sesli ve görüntülü monitörler, güvenlik konsolları, aksesuarlar ve güç kaynağı olmak üzere 5 ana ürün grubundan oluşuyor. Enerji tüketimini destekleyen tasarımıyla ve tasarımındaki bakır kullanımının yüzde 70 oranında azaltılmasıyla BTicino D45, sürdürülebilir bir dünyaya da katkı sağlıyor.

Yüksek performans özelliğiyle büyük beğeni toplayan BTicino D45 İnterkom Sistemi, yaşam alanlarını sadeleştirmeye geliyor. Dijital Bus teknolojisi sayesinde otomatik olarak video sinyalini eşitleyip güçlendirebilen ve 1 km renkli, görüntü aktarımı yapabilen D45, akıllı güç kaynağı sayesinde otomatik olarak enerji tasarrufu moduna geçebiliyor.

Modern evler ve çoklu yapılar için mükemmel bir seçim

BTicino D45, az sayıda sistem aksesuarı ve basit kablolama sistemiyle kullanıcısına kurulum ve fiyat avantajı sağlıyor. MyHOME ev otomasyon sistemiyle de entegre olabilen D45, modern evler ve çoklu yapılar için mükemmel bir seçim oluyor. Legrand Grubu, Bticino D45 ile hem teknolojiyi hem de şık ve ince İtalyan tasarımını yaşam alanlarına taşıyor. D45, enerji tüketimini destekleyen tasarımında bakır kullanımının yüzde 70 oranında azaltarak sürdürülebilir bir dünyaya da katkı sağlıyor.

Çekici tasarıma sahip standart ve dokunmatik monitörüyle kullanıcısına kullanım kolaylığı sağlayan BTicino D45, modern evler ve çoklu yapılar için birinci sınıf güvenlik fonksiyonlarını sunuyor. Monitörlere güvenlik merkezi ünitesiyle doğrudan iletişime geçmeyi sağlayacak alarm sensörleri bağlanabiliyor. S.O.S tuşu, bütün blok daireleri arasında iletişim kurabilme özelliği, monitörlerde sabotaj koruma ve güvenlik merkezine kamera bağlayabilme, alarm kaydetme ve saklama gibi yenilikler, BTicino D45 İnterkom Sistemi’nde yer alıyor.

Devamını Oku

Ev Otomasyonu

Akıllı ev dünyası için ideal giriş seviyesi çözümü

Yayın Tarihi:

Centero Home ile Elero, akıllı evler için gerekli tüm özellikleri sunan yeni ev otomasyon sistemini R+T 2018’de tanıttı. Yeni sistem, panjur ve güneşlik kontrolüyle ilgili tüm fonksiyonları kapsıyor. Ayrıca ev otomasyonu ve güvenlik bileşenleri ile diğer üreticilerin yaşam alanı ürünleri sisteme entegre edilebiliyor. Bu sayede Centero Home, kullanıcıların yaşam kalitesini konfor, güvenlik ve enerji verimliliği açısından artırmaya katkıda bulunuyor.

Güneş kremi kontrolünden akıllı eve

Panjur veya güneş koruması, akıllı evler için olmazsa olmazlardandır. Centero Home bu nedenle akıllı ev dünyası için ideal giriş seviyesi bir çözümdür. Sistem, radyo (433 MHz ve 868 MHz), kızılötesi veya IP üzerinden iletişim kurar, kullanımı kolay ve sezgiseldir.

Kullanıcılar, bağlı cihazları akıllı telefonlarından ve tabletlerinden iOS ve Android tabanlı olarak -hareket halindeyken ya da evden- uzaktan yönlendirebilir. Centero Home, WLAN’da yerel olarak olduğu kadar bulutta da kullanılabilir. Motorlu güneş korumasına ek olarak, Philips Hue armatürleri, hareket dedektörleri, duman dedektörleri, pencere kontakları, radyatör termostatları veya sıcaklık sensörleri standart olarak entegre edilebilir. Bir hava durumu servisi de servise entegre edilmiştir.

Sistem değişikliği olmayan genişletme seçenekleri

Centero Home Plus uygulamasına yapılacak uygulama içi bir yükseltmeyle birlikte, son kullanıcılar donanımı değiştirmek zorunda kalmadan daha fazla özelliğin kilidini açabilir. Sonos hoparlörleri, Doorbird görüntülü kapı telefonları, Osram Lightify, Netatmo hava istasyonları ve diğer akıllı ev uygulamaları ağa bağlanabilir. Centero Home Plus, Amazon Alexa ile de kontrol edilebilir.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler