Connect with us

Stadyumlardan AVM’lere dev projelerde Serge Ferrari imzası

Yayın Tarihi:

on

Güneşten koruma ve çatı-cephe sektörünün global ölçekte köklü firmalarından Serge Ferrari’nin Türkiye Satış ve Spesifikasyon Müdürü Sinan Yoğunali ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Sinan Bey Serge Ferrari’nin üretim süreçleri ve ürün gamına ilişkin bilgiler verirken, Türkiye pazarındaki faaliyetleri hakkında da ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikle firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Serge Ferrari 1973 yılında Fransa’da kurulmuştur. Merkez fabrikalarımız Lyon şehrine yakın La Tour du Pin bölgesindedir. Üretimimiz Fransa ve İsviçre fabrikalarımızda gerçekleşmektedir. Üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünler 100% geri dönüştürülebilir, çevre dostu ürünlerdir. İtalya’da bulunan fabrikamız, Texyloop markamız altında geri dönüşüm faaliyetlerinde bulunmaktadır. Serge Ferrari bugün 80’i aşkın ülkede 700’den fazla çalışanı ile pazar lideri olarak üretim, pazarlama, satış ve dağıtım faaliyetlerinde bulunmaktadır. Firmamız son birkaç yıldır halka açık bir şekilde faaliyetlerini sürdürmekte ve Paris borsasında işlem görmektedir.

Serge Ferrari Türkiye’deki faaliyetlerini İstanbul’da bulunan merkez ofisten yürütmektedir. Satışlarımız doğrudan Fransa fabrikalarımızdan olabileceği gibi İstanbul’da bulunan dağıtım ağımız aracılığıyla da yapılabiliyor. Ayrıca birçok farklı uygulamaya yönelik çözüm ortaklarımız bulunmaktadır.

Serge Ferrari özel projelere çok özel inovatif çözümler üretebilmektedir. İnovasyon, grubumuzun temel itici güçlerinden birisidir. Teknolojimizdeki özgün atılım “Précontraint” üretim tekniğimizle süregelmektedir. Précontraint (ön gerilim) teknolojisi, yüksek oranda güç ve dayanıklılıkla beraber ürünlerimize son derece boyutsal istikrar kazandırmaktadır.

Standartları yüksek üretim teknolojimizin ve standart tedarik süreçlerimizin yanı sıra istenildiği takdirde projelere özel, farklı üretim modelleri geliştirebiliyor, teknik özellikleri farklı ürünler üretebiliyoruz. Örneğin bir hastane veya otel yapısına sunabileceğimiz ürünlerimizle, bir AVM projesine sunabileceğimiz ürün gruplarımız teknik özellikleri bakımından farklılık gösterebiliyor.

Serge Ferrari Türkiye Satış ve Spesifikasyon Müdürü Sinan Yoğunali

Pazara sunduğunuz ürün grupları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Modüler hafif yapılar ve mimari endüstriyel tekstil ürünleri olmak üzere; çatı ve cephe sektörüne, stadyum ve spor kompleksleri projelerine, iç ve dış mekân güneş kontrol ve gölgelendirme sektörüne, asma-germe sabit tente sistemlerine, yat ve marin sektörüne, iç ve dış mekân mobilya sektörüne, yalıtım sektörüne, iç mekân akustik ve askeri ürünlere yönelik 13 ayrı sektör için üretim gerçekleştiriyoruz. Bu ürünler kalınlık, renk, en ve boylardaki farklılıkları düşünüldüğünde binlerce çeşit olmuş oluyor.

Türkiye pazarında hangi ürün grupları daha çok rağbet görüyor?

13 ayrı sektörde binlerce ürünümüz var. Serge Ferrari olarak Türkiye’de en çok referansımızın olduğu ve ciromuza en fazla katkıyı yapan grup ise stadyum projelerinde kullandığımız ürün grubu. Bu da tabii projelerin metrajlarının büyüklüğünden kaynaklanıyor. Ayrıca güneş koruma amacıyla kullanılan ürün grubumuz Soltis ve mobilya ürün gruplarımızdan olan Batyline ve Stamskin en çok kullanılan ürün gruplarımızdan.

Ürünleriniz mimariye ve son kullanıcıya hangi çözümleri sunuyor?

Ürünlerimizin en büyük avantajı, hafif oldukları için taşıyıcı konstrüksiyon maliyetinin az, uygulamalanın kolay olması. Taşıyıcı konstrüksiyonu hafifletiyoruz. Binaya gelecek olan ilave yükleri ortadan kaldırıyoruz. Teknik anlamda ikincil cephe yarattığımız için asıl cepheyi koruyan bir özelliğimiz de var. Mimaride görselliğe katkımız oldukça fazla. Aynı zamanda güneşten dolayı binaya gelecek olan UV’yi ve yaşlanmayı engelliyoruz. Ağırlıklı olarak projelerde malzemelerin esnekliği ve farklı mekânlar oluşturma kolaylığımız nedeniyle tercih ediliyoruz. Mimarlara yaptıkları tasarım ve çalışmalarda farklı birçok renk alternatiflerimiz ile birlikte esneklik sağlayabiliyoruz

Kullanıcıya ise dış cephede ve iç mekânda güneşten korunma anlamında ciddi faydalarımız oluyor. Işıkla ilgili kaygıları gideriyoruz.

Güneşten kontrol ve gölgelendirme sistemlerine yönelik çözümleriniz hakkında ayrıntılı bilgi verir misiniz?

Güneş kontrol ve gölgelendirme teknik kumaşlarımızla güneşi, binanın dışında bırakarak kullanıcıya iç mekânda daha konforlu bir alan yaratmayı hedefliyoruz. Dış mekânda uygulanan panjur ya da kepenk gibi uygulamalar yerini artık mimari teknik perde uygulamalarına bırakıyor. Güneşe maruz kalan ahşap ve metalde zamanla birtakım sorunlar yaşanabiliyor. Örneğin zaman içerisinde ahşap solabiliyor; metal ise çok fazla ısındığı için soğurduğu bu ısıyı cama tekrar veriyor. Serge Ferrari, güneş kontrol ve gölgelendirme ürün grubu altında yer alan Soltis ürünleriyle tasarımcılara ve kullanıcılara çok fazla renk seçeneği sunuyor. Mimarların projelerinde standart renklerle birlikte çok farklı renkler üzerinde çalışabiliyoruz. Soltis kompozit mesh ve tam gölgelendirme karartma (blackout) ürünlerimiz iç mekânda perde, stor uygulamalarında, dış mekân zip sistem uygulamalarında ve pergola sistemlerinde hareketli açılır çatı seçenekleri ile yapılara yüksek ve verimli bir termal konfor sağlarken, kullanıldığı mekânın yaşam kalitesini yükseltmektedir.

Soltis perde sistemlerindeki ürünlerimizin içerdiği farklı delik oranlarıyla, güneşin binaya geliş açısından bağımsız olmak üzere, geniş bir yelpazede ışık geçirgenlikleri sunarken; mimari projelerde yapılarda enerji tasarrufu sağlanmasına yardımcı olabiliyoruz. Bu nedenle güneş kontrol ve gölgelendirme teknik kumaşlarımızla sistemler hem fonksiyonel hem de tasarım açısından binaya avantaj sağlıyor. Örneğin dışarıdan yapılacak perde uygulamaları ile klima gereksinimlerini azaltıyor, enerji tasarrufuna ciddi katkı sağlıyoruz. Bu konuda Serge Ferrari’nin Amerika’da ve Fransa’da bağımsız kurumlara yaptırdığı örnek çalışmalar bulunmaktadır. Amerika’da yapılan çalışmada, inşaatı tamamlanmış butik bir otel projesinin aylık elektrik sarfiyatı 10 bin dolar iken, dış mekân perde uygulaması sonrası bu tutarın 4 bin dolara düştüğü gözlemleniyor.

Gölgelendirme alanında en çok bilinen uygulamalar genellikle pergola çözümler tarzında olmuştu. Son yıllarda pergola uygulamalarına ek olarak “ZIP Sistem Dış Perde” olarak adlandırılan ve motorlu delikli teknik kumaş kullanılan sistemler ön plana çıkmaktadır. Yapıdaki cam alanların rüzgâr-kar-yağmur ve güneş gibi dış ortam ile temas eden yüzeylerinde yapılan uygulamalarda çok başarılı sonuçlar elde edilmekte, yapılarda yaşanan enerji kayıpları açısından binalara ciddi anlamda katkılar sağlamaktadır.

Serge Ferrari dış mekân ve iç mekân da kullanılacak ürünlerini; kompozit kumaşın delik oranları, ışık geçirgenlikleri, güneş-yağmur ve UV koruma özellikleri, parlama etkisini azaltma özelliği, tamamen karartma sağlama, ısı koruma, efektif aydınlatma, malzemelerin renk çeşitliliği, termal konfor sağlama ve Low-E özellikleine göre şu şekilde ayrıştırmaktadır:

Son dönemde hangi projelerde yer aldınız?

Stadyum projeleri olarak, Konya Stadyumu’nun çatı uç kısmında şeffaf malzemelerimizle yer aldık. Sakarya Stadyumu’nun ve halihazırda inşası devam eden Adana Stadyumu’nun cephe ve çatı uygulamalarında, Giresun Stadyumu’nun çatı uygulamasında varız. Cephe projelerinde, İzmir’de Mi’Costa Rezidans projesinde ve Vakıfbank Spor Kompleksi cephe uygulamasında yer aldık. İç perde uygulamalarında İzmir`de Mistral Tower projesinde bulunduk. 2018 yılı içerisinde başlanacak olan Livin-İzmir en büyük dış güneş kontrol perde projemiz olacak. Pergola sistemler ve hafif yapılar sektöründe gerçekleştirilen projeler yanında binlerce otel, hastane, restoran, konut ve iş merkezi projelerinde yer aldık. Akustik uygulamalarda yer bulduk. Birçok özel tasarımlı oturma grubu ve şezlong uygulamalarında yer aldık. Bodrum Maçakızı Hotel’in tüm güneşlenme minderlerinin yeni yüzü olduk. Bodrum, Çeşme, Kuşadası ve Marmaris başta olmak üzere güney bölgelerde birçok otel projelerinde yer aldık. Antalya Expo Projesi’nin tamamında, yaklaşık 40 bin metrekare güneş kontrol ve gölgelendirme ürünlerimizle yer almaktayız.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Güneş kontrol ve gölgelendirme pazarı aslında Avrupa ülkeleri ve Türkiye diye düşündüğümüzde iki ayrı başlık olarak değerlendirmeliyiz. Serge Ferrari’nin global cirosunun büyük yüzdesi güneş kontrol ve gölgelendirme ürünlerimizden gelmektedir. Bu da şirketimizin Güney Amerika’da, Avusturalya’da, Avrupa’da, Kuzey Amerika’da ve hatta güneşi olmayan İskandinav ülkelerinde bu ürün grubuyla büyük pazar payına sahip olduğunu göstermekte. Ülkemizde ise güneş kontrol ve gölgelendirmeye yönelik pergola sistemlerine oranla, yatay ve düşey perde sistemleri daha yeni talep görmeye başlamıştır. Umuyoruz ki, yakın gelecekte birçok ofis ve konutta Zip sistem dışarıdan yapılacak uygulamalarla rastlıyor olacağız. Ülkemizde gölgelenme alanında daha çok projede mimarlarımıza, çözüm ortaklarımızın uygulamalarıyla ürünlerimizi kullandırmak istiyoruz. Daha az yer kaplayarak, kolay temizlik, düşük maliyetlerle sürüdürülebilir yapılarda en iyi teknolojiyle güneşin keyfini yaşatmak istiyoruz.

Serge Ferrari’nin AR-GE çalışmaları ve yeni ürünleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

Precontraint (Ön Gerilim) teknolojisi malzemelerimize, kullanıcısına uzun yıllar boyunca hizmet verebilmesi amacıyla, dayanıklılık, esneklik, olağanüstü boyutsal kararlılık ve kumaşın uygulama sırasında şeklini korumasını sağlıyor. Bu teknoloji ile mimari membran yapılarında proje maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağlanıyor ve yeniden germe gerektirmiyor. Precontraint teknolojisiyle temel kumaş atkı ve çözgü yönünde gerdiriliyor. Bu yöntem kumaşın daha düz ve pürüzsüz bir yüzeye sahip olmasını sağlıyor. Precontraint teknolojimizin muadili yok. Bu teknoloji ürünlerimizi daha özel hale getiriyor.

2019 yılının başında güneş kontrol ve gölgelendirme pazarı için yeni ürünlerimiz geliyor. Bunlar şimdilik sürpriz olarak kalsın istiyoruz. Yakın zamanda sektörü bu ürünlerimizle buluşturacağız.

Sürdürülebilirlik kavramının Serge Ferrari için önem arz ettiğini biliyoruz; bu konuda neler söylemek istersiniz?

Serge Ferrari’nin bütün üretimi İsviçre ve Fransa fabrikalarında olmak üzere tamamen Avrupa’dadır. İpliklerimizi İsviçre fabrikamızda üretiyoruz. Fransa’da bulunan fabrikalarımızda malzemelerimizin nihai işleri; yani örgü ve kaplama işlemleri yapılıyor.

Bununla birlikte yeşil sertifikalı ürünler çıkarmaya çalışıyoruz. Tüm ürünlerimiz %100 geri dönüşümlüdür. Bu konuda hiçbir beklentimiz olmadan, İtalya’da bulunan ve Texyloop markamız altında faaliyet gösteren tesislerimize yıllık 2 milyon Euro yatırım yapmaktayız. Ürettiğimiz bütün ürünlerin ve bizimle birlikte bu piyasada faaliyet gösteren rakip firmaların ürünlerinin, Texyloop fabrikalarımızda geri dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. 100% geri dönüşebilir ürün sertifikasıyla birlikte GreenGuard sertifikalı, çevreye duyarlı, Leed ve Breeam sertifikalarınca kabul görmüş ürünlerimiz bulunmaktadır.

Pazardaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Serge Ferrari’nin dünyaca ünlü bir firma olmasının avantajlarını çokça yaşıyoruz. Markamızın algısı ve bilinirliği oldukça fazla. Marka bilinirliği ile beraber son yıllarda Paris borsasında işlem gören Serge Ferrari’nin içinde bulunduğu global pazara sunduğu algı da üst seviyede oluyor. Yani halka açık bir firmanın hata yapma şansı pek yok. Bu yüzden bütün çalışmalarını ve hamlelerini doğru konumlandırmak üzere çaba sarf ediyor. Bizler bunun katkısını görüyoruz.

Türkiye pazarında çoğu zaman Uzakdoğu ve Kore’den gelmiş ürünlerle ve bazen de Çin’de üretilmiş ikinci kalite ürünlerle rekabet etmek zorunda kalıyoruz. Ülkemizde son kullanıcı alacağı kararlarda fiyat endeksli reaksiyon gösterebiliyor. Kaliteli ürün isteğine dönük düşünce ancak prestijli projelerde kendine yer buluyor. Bu bizim için bir dezavantaj yaratıyor. Globalde yaratılan marka algısını Türkiye’de korumaya çalışırken, fiyat rakabetinden dolayı bazen yenik düşebiliyoruz.

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dış Gölgeleme Sistemleri

Mimari Uygulamalar: WESTPARK AVM “Ege’nin en büyüğü”

Yayın Tarihi:

on

Ege’nin incisi İzmir’de Bornova çıkışı Çanakkale yolu üzerinde İzmir’e hâkim bir nokta. Westpark AVM alanında Ege’nin en büyüğü ve asma germe membran üst örtüler ile alanında Türkiye’nin en büyükleri arasında bulunmaktadır.

Geçtiğimiz Mayıs ayında bir yaşını kutlayan AVM ile ilgili proje çalışmaları yaklaşık bir yıl sürmüş ve inşaatı da yine yaklaşık bir yıl gibi kısa bir sürede toparlanmıştır.

Westpark AVM’de yaklaşık 11.000 metrekare izdüşümlü asma germe membran üst örtü sistemi kullanılmıştır. Bu da yaklaşık 16.000 metrekare kumaş kullanıldığı anlamına gelmektedir. Bu projede Mehler (Low And Bonar) firmasının TiO2 katkılı Tip2 ve Tip3 kumaşları tercih edilmiştir.

Tasarımı Dome Mimarlık “Dome+Partners” tarafından yapılan Westpark Alışveriş merkezinin Asma Germe Membran üst örtü sistemi HTTF Asma Germe Membran Sistemler (High Tech Tensile Fabrics) tarafından yapılmıştır. Sistem çözümleri EASY 2017 ve ERSTAB programları ile hibrit şekilde yapılarak, çelik ve membran sistemin çözümleri beraber yapılarak en uygun değer çözümler bulunmaya çalışılmıştır.

Membran imalatları İzmir Tire’deki tesiste üretilmiş, montajı yine aynı firma ekipleri tarafından yapılmıştır. Kumaşlar CNC kesim makinalarında kesilerek özel yürüyen hız ve ısı ayarlı robotlar ve HF kaynak makinaları ile kaynatılmıştır.

Tüm sistem de membran üst örtü sistemi ile ilgili olarak yaklaşık 250 ton çelik kullanılmış ve çelik kafesler ile 30-50 m arası açıklıklar geçilmiştir. Giriş avlusundaki orta uçan pilon yüksekliği 16 metredir ve mafsallı muz kafesler de yaklaşık 18 ila 32 m arası mesafe geçmektedir.

Giriş; giriş avlu; ara cadde; ara katlar; büyük galeri; foodcourt; yaya yolu; büyük ve de küçük kubbe de toplam 11.000 metrekare izdüşüm alanda yaklaşık 16.000 metrekare kumaş kullanılmıştır.

Ara cadde her biri 4 adet uçan pilon içeren beş modülden oluşmuş ve yirmi adet uçan pilon kullanılmıştır. Foodcourt ise; her biri 5 adet uçan modül içeren 9 modülden oluşmuş ve toplam 45 adet uçan pilon içermektedir.

Bu bölümlerde konik sistem tercihi; ısınan havanın yükselerek doğal olarak tepe bacalarından hacmi terk etmesini ve doğal bir serinlik sağlamasına imkân vermiştir.

Yaklaşık 120 m uzunluğa sahip olan ve İzmir Çanakkale otoyolu üzerinde bulunan yaya geçidinde ise toplam 20 adet modül kullanılmıştır. Yine yan kısımlarında Mehler  (Low And Bonar) firmasının TF 400 mesh malzemesi kullanılarak; görsel bütünlük ve algı kaybedilmeden gerekli yaya emniyeti sağlanmıştır. Oluşturulan oval silindirik tünel ile de yayaların rüzgârdan etkilenmeden karşıya geçmesi sağlanmıştır.

Büyük galeri her biri dört tane 9 metrelik büyük uçan pilon içeren ve her biri yaklaşık 650 metrekare olan üç büyük modülden oluşmaktadır. 16 metrelik dev uçan pilonun yaklaşık 9 çelik halat ile taşındığı giriş avlusu da 1000 metrekare alan kaplamaktadır.

Mimari tasarım ve uygulama ile ışık; statik yapı; görsel dinamizmi hoş bir gezinti alanı yaratmakla kalmayıp; İzmir’in sıcak yaz günlerinde ferah biz gezinti ve alışveriş alanı oluşturulmuştur.

Devamını Oku

Mimarlık

Özbekistan’ın dev yatırımı “Buhara City”, Studio Vertebra’ya emanet

Yayın Tarihi:

on

Studio Vertebra, Özbekistan’ın Buhara kentinde, tarihi kent ile havalimanı arasında kalan 535 bin metrekare arsa üzerinde, yarım milyar dolarlık yatırımla inşa edilmesi planlanan Buhara City projesinin kentsel planlamasının ve proje kapsamındaki tüm yapıların mimari ve iç mimari tasarımlarının yanı sıra, tüm yatırımcı ve yüklenicilerin belirlenmesini de kapsayan proje yönetim danışmanlığını üstlendi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Miromonovich Mirziyoyev’in önderliğinde Buhara Valiliği, Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı ve İskân Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek olan dev proje; konut, ticari alanlar, oteller, bilim merkezi, müze, kütüphane, konferans merkezi ve İslam merkezi gibi kültür yapıları ile kamusal ve yeşil alanları kapsayacak.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Miromonovich Mirziyoyev’in önderliğinde Buhara Valiliği, Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı ve İskân Bakanlığı tarafından Özbekistan’ın en büyük projelerinden biri olarak yarım milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçirilen Buhara City projesinin kentsel planlama, mimari ve iç mimari tasarımları ile proje yönetimi Studio Vertebra’ya emanet edildi.

Mimari, iç mimari ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası ölçekte “çok disiplinli” çalışmalar yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın ortaklığındaki İstanbul merkezli tasarım ofisi Studio Vertebra, Buhara City projesinin konut, ticari alanlar, bilim merkezi, müze, kütüphane ve konferans merkezi gibi kültür yapıları ile kamusal ve yeşil alanları kapsayacak olan 375 bin metrekarelik inşaat alanına sahip ilk fazının çalışmalarına başladı.

Türkiye’den ve dünyadan yatırımcılara fırsatlar sunacak

Buhara kent merkezinin yaklaşık 3 kilometre güneydoğusundaki kısmen işlev dışı kalmış sanayi bölgesinde hayata geçirilen; hem bulunduğu bölgenin gelişimine hem de Özbekistan’ın yatırımlarla dışa açılmasına katkıda bulunacak olan projede Studio Vertebra’nın yönetiminde; Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcılar görev alacak. Proje bu yönüyle ülkemizde ekonomik kriz nedeniyle yavaşlayan ve dış piyasalara açılmaya çalışan Türkiye inşaat endüstrisi için de önemli bir fırsat niteliği taşıyor.

Tarihi Buhara bölgesi ile havalimanı arasında kalan alanda yer alan sanayi bölgesinin geliştirilmesi ve dönüştürülmesi amacıyla planlanan Buhara City; farklı zamanlarda hayata geçirilecek olan iki fazdan oluşuyor. Projenin ilk kısmın tamamlanmasından sonra; bir İslam merkezi ve bu merkeze bağlı kamusal alanlardan oluşan 75 bin metrekarelik inşaat alanına sahip ikinci kısım da Studio Vertebra tasarımı ile hayata geçirilecek.

Büyük, küçük ve orta ölçekli yatırımcılara uygun planlama

Tarihi Buhara kentiyle 4 ana noktadan ilişki kurarak kentin halihazırdaki yoğunluğunu bu bölgeye yönlendirmeyi hedefleyen Studio Vertebra; Buhara City proje alanının ortasına bilim merkezi; müze; kütüphane ve konferans merkezi gibi sosyokültürel alanlar ile yeşil dokudan oluşan 65 bin metrekarelik yeni bir kent merkezi inşa edecek. Merkezin çevresinde konumlanacak olan ticari ve konut adalarının daha küçük parsellere bölünmesiyle projenin sadece büyük değil; küçük ve orta ölçekli yatırımcılar için de yatırıma uygun hale getirilmesi planlanıyor. Konut yapıları arasında avlular ve yeşil alanlarla oluşturulan boşluklar etrafında konumlandırılan farklı yüksekliklerdeki konut blokları hem güneşin ve rüzgârın iç mekânlara alınabilmesini hem de otopark gibi servis alanlarının karşılanmasını sağıyor.

Konut yapılarının arasında eşit mesafede kreş ve çocuk bakım merkezlerinin de planlandığı projede zemin seviyesindeki alışveriş alanlarının üzerine 1-2 katlı ofislerin yerleştirileceği ticari yapılardan oluşan ve iki ayrı ucunda iki otel projesinin yer alacağı bir de ticaret sokağı bulunuyor.  

İklimsel koşullara uygun, yerel kültürle biçimlenen çağdaş kent dokusu

İklim koşulları hayli sıcak olan bölgede yapılar arasında kullanılacak su öğesiyle yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Studio Vertebra; mevcutta bulunan su kanalını ıslah ederek suyu kentin içine almayı ve Buhara’nın tarihi kimliğinde önemli yeri bulunan; bölgeye özgü havuz-bina ilişkilerini modernize ederek; küçük ve büyük havuzlarla yapıların arasına ve kamusal alanlara taşımayı planlıyor. Kent merkezinin araç trafiğinden arındırılarak tamamen yayalaştırıldığı projede turistler; yaşlı ve engelli bireyler için nostaljik bir tramvay sistemi de kurulacak.

Buhara’nın tarihi dokusundaki şehir siluetini ve kat yüksekliklerini koruyan bir planlama anlayışının kullanılacağı proje; bölgenin sembolik tarihi yapılarından referans alan renk; doku; malzeme ve formlarla biçimlenecek. Ayrıca proje alanı içerisinde bulunan beton fabrikaları ve demir yollarının; inşaat aşamasında ve nakliyatta kullanılmasıyla proje maliyetlerinin de düşürülmesi planlanıyor.

Devamını Oku

Tenteler

Sonunda havalar ısındı, Somfy ile tentelerde konfor zamanı

Yayın Tarihi:

on

Bahar aylarıyla birlikte havalar da ısındı. Soğuk ve yağışlı kış günleri ise geride kaldı. Şimdi evinizin ya da yazlığınızın tentesinin altında özlediğiniz güzel havaların tadını çıkarmanın tam zamanı… Üstelik akıllı ev ve otomasyon sistemlerinin bu yıl 50. yaşını kutlayan deneyimli markası Somfy ile tentelerin kullanımı çok daha konforlu. Teknoloji ile tanışan bahçe, teras, çardak ve verandalar gerçek anlamda hayat dolu.

Somfy, motorlu tente sistemleriyle yerinizden kalkmadan, yalnızca uzaktan kumandanıza bir dokunuşla tentenizi istediğiniz gibi yukarı ve aşağı hareket ettirme imkânı sağlıyor. Pratik olduğu kadar estetik bir görünüme de sahip olan Somfy uzaktan kumandalar, “my” fonksiyonu sayesinde tek bir tuşa basarak daha önce kaydettiğiniz favori konuma geçmenizi olanaklı hale getiriyor. Öte yandan güneşli günlerde devreye giren güneş sensörü, optimum bir sıcaklık sağlamak için otomatik şekilde tentenizi açıyor. Böylece evinizin içini, mobilyalarınızı ya da bahçedeki çiçeklerinizi direkt güneş ışınlarından ve sıcaklıktan koruyor. Aşırı rüzgârlı günlerde ise rüzgâr sensörü devreye giriyor. Siz orada bulunmasanız bile kumaş ve mekanizmayı korumak için otomatik olarak tentenizi topluyor.

Connexoon ile tentelerinizi telefonunuzdan kontrol edin

Somfy’nin Connexoon uygulaması ile tenteler, tablet ve cep telefonu gibi akıllı cihazlardan da tek dokunuşla kumanda edilebilir hale geliyor. Böylece siz yazlığınızda ya da evinizde değilken bile tenteniz açılıp kapatılabiliyor, o anki durumu kontrol edilebiliyor. Dilerseniz oluşturacağınız senaryolarla tenteniz seçtiğiniz konuma gelirken ışıklar da aynı anda açılabiliyor. Böylece istediğiniz zaman bahçe veya terasınızda tercih ettiğiniz ortam kolayca hazır hale geliyor.

Her model tenteye kolaylıkla monte edilebilen Somfy çözümleri, rahatınızdan ödün vermeden tentenizi kullanmanıza yardımcı oluyor. Somfy ürünleri Avrupa Güvenlik Standartları’na uygun olarak üretiliyor. Zorlu iklim koşullarında binlerce kullanım periyodu gerçekleştirecek şekilde tasarlanıyor ve test ediliyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com