Connect with us

Mimarlık

Şerif Soğukbulak: “Özel mimarlık projeleri pandemiden daha fazla etkilenecek”

Yayın Tarihi:

on

Pek çok sektörde etkileri hissedilen koranavirüs salgını mimarlık sektörünü de etkilemeye başladı. Nakit akışında bozulmalarla kendini gösteren salgının mimarlık, iç mimarlık ve tasarım sektörlerine etkilerini mimar Şerif Soğukbulak değerlendirdi.

Artstyle Mimarlık’ın kurucusu mimar Şerif Soğukbulak, koronavirüsün mimarlık ve iç mimarlık sektörlerine etkilerine ilişkin, “Mimarlık ve iç mimarlık başta olmak üzere bağlantılı sektörlerde ciddi bir nakit akışı sorunu göze çarpıyor. Bu projelerin yavaşlamasına ya da durmasına yol açıyor. Özel mimarlık projeleri pandemiden daha fazla etkilenecek gibi görünüyor.” dedi.

Salgın sebebiyle devlet teşvik ve desteklerinin önemine değinen Soğukbulak, “Koronavirüs sebebiyle başka teşvik ve desteklere de ihtiyaç olabilir. Firmalar çalışanlarını ücretsiz izne ayırmak zorunda kalıyor. Bu durum milli bir bakış açısı ile ele alınmalı.” diye konuştu. Genç mimar, koronavirüs sebebiyle yurt içindeki projelerini yavaşlattıklarını; yurt dışındaki projelerini de durdurmak zorunda kaldıklarını söyledi.

“Pandeminin etkisi 3 ila 5 ay daha devam edebilir”

Mimar Şerif Soğukbulak, koronavirüsün mimarlık sektörünü derinden etkilediğini ve etkilerinin önümüzdeki aylarda da görüleceğini vurguladı. Tasarım ve mimarlık dünyasının merakla beklediği Milano Tasarım Haftası’nın ve Venedik Mimarlık Bienali’nin ertelendiğini hatırlatan genç mimar, İstanbul’da mart ayında yapılması planlanan; mimar, iç mimar, tasarımcı, yatırımcı ve akademisyenlerin buluştuğu “MIMARSIV Selection 2020” etkinliğinin de ileri bir tarihe ertelendiğini anımsattı.

Şerif Soğukbulak, tüm bu ertelemelerin mimarlık sektöründeki gidişat hakkında fikir verdiğine işaret ederek, şunları ifade etti; “Koronavirüs, bizim sektörümüzde de olumsuz bir durum oluşturdu. Avrupa ülkelerinin koronavirüsün merkezi haline gelmesi, bizim gibi Avrupa’ya veya yurt dışına iç mimarlık ve tasarım ihraç eden firmaların işlerini aksattı. Biz, Avrupa ülkelerindeki projelerimizi askıya aldık. Şimdilik yakın tarihle ilgili bir öngörüde bulunamıyoruz; ancak yaz aylarında yarım kalan yurtdışı projelerimize devam ederiz diye umuyoruz.”

Şerif Soğukbulak, salgının sektöre etkilerine ilişkin de şu öngörülerde bulundu; “Mimarlık ve iç mimarlık başta olmak üzere bağlantılı sektörlerde ciddi bir nakit akışı sorunu göze çarpıyor. Bu projelerin yavaşlamasına ya da durmasına yol açıyor. Özel mimarlık projeleri pandemiden daha fazla etkilenecek gibi görünüyor. Pandeminin etkisinin 3 ila 5 ay kadar daha devam edeceğini tahmin ediyorum.”

“Hiçbir iş insan hayatından önemli değil”

“Türkiye’de mimarlık sektörü ile bağlantılı olan inşaat sektöründe 1 milyon 200 bin işçi çalışıyor. Milli ekonomiye önemli katkısı olan bu sektörlerin ayakta durması için devlet teşvikleri çok önemli.” diyen Soğukbulak, “Araştırmalara göre Türkiye’de iş dünyasının yaklaşık yüzde 70’i koronavirüsün etkilerinden çok endişe ediyor. Hayatımızın her alanını etkisi altına alan salgından endişe etmemek düşünülemez. Seyahat kısıtlamaları sebebiyle yurt dışına gidemiyoruz. Uzun süreli sokağa çıkma yasağı da olursa artık tamamen içimize kapanmak zorunda kalacağız. Tabi önemli olan pandeminin sona ermesi. İşler bir şekilde toparlanabilir; hiçbir iş insan hayatından önemli değildir.”

“Başka devlet teşviklerine ve desteklerine ihtiyaç olabilir”

Daha kaotik senaryolar da olduğunu belirten mimar Soğukbulak, şöyle devam etti; “Virüsün etkisinin 7 aydan daha fazla süreceğini düşünenler de var. Mimarlık ve inşaat sektörü şu anda bekleme pozisyonunda. Ama öncelikle salgının hayatımızdan çıkmasını beklemek zorundayız. Şu anda yurtdışı projeler durdu. Bu, aynı zamanda ülkeye döviz girdisinin de düşeceği anlamına geliyor. Yurt içi piyasada da projeler yavaşladı veya durdu. Yani pandeminin ekonomik zararları bir süre dünyanın ve ülkemizin gündeminde olacak. Ama devlet teşvikleri ve milli mücadelemizle bu sorunun üstesinden geleceğimizi umut ediyorum.”

Şerif Soğukbulak, koronavirüs sebebiyle devletin firmalar için yaptığı düzenlemelerin, teşviklerin ve desteklerin önemine de değinerek, “Devletin KDV indirimi, muhtasar beyanname sürelerini uzatması, SGK prim ödemelerini ertelemesi, kredi, faiz ve finansman desteği teşvikleri birçok sektörde olduğu gibi mimarlık sektöründe de faydalı oldu. İhracattaki yavaşlama sürecinde stok finansmanı desteği de önemliydi. Ancak koronavirüs sebebiyle başka teşvik ve desteklere de ihtiyaç olabilir. Örneğin; firmalar çalışanlarını ücretsiz izne ayırmak zorunda kalıyor. Yani bir nakit darboğazı söz konusu. Hükümetin bu durumu milli bir bakış açısı ile ele alması gerektiğini düşünüyorum.” sözlerini kaydetti.

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimarlık

XL Mimarlık+Mühendislik Nea Vourla Konut Sitesi’ni Tasarladı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Mimar Arda Işık’ın liderliğinde ulusal ve uluslararası ölçekte ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan XL Mimarlık + Mühendislik tasarımı Nea Vourla Konut Sitesi, bölgenin mimari özelliklerini yansıtan tasarımıyla ön plana çıkıyor.

İzmir Urla’daki Nea Vourla Konut Sitesi projesi, birbirinden farklı ölçek ve fonksiyonlarda ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan Mimar Arda Işık liderliğindeki XL Mimarlık + Mühendislik tarafından tasarlandı.

Urla’nın İskele Mevkisi’nde hayata geçirilen Nea Vourla Konut Sitesi projesinde XL Mimarlık + Mühendislik ön tasarıma ait stratejik planlama, iş planı, pazarlama ve fizibilite süreçlerinde işveren ARON Müteahhitlik ile işbirliği içinde çalışmış ve bölgede röper noktası oluşturan bir konut sitesi projesi elde edilmiş.

Bölgenin mimari özelliklerini taşıyan ve aynı arketipin varyasyonları olan 31 villa, ikisi birbirine komşu 3 ada üzerinde ve her biri deniz manzarasına hakim olacak şekilde konumlandırılmış. Her adasında açık havuz bulunan XL Mimarlık + Mühendislik imzalı Nea Vourla Konut Sitesi projesi tüm yıl boyunca yaşanacak şekilde tasarlanmış.

XL Mimarlık + Mühendislik bu konut sitesinin tasarımında beyan ettiği temel mimari prensip ve tasarım araçlarını takip etmiş, bunlarla birlikte, stratejik planlama, tasarım odaklı düşünme ve sanat yoluyla bütünsel bir yaklaşım önermiş.

Devamını Oku

Mimarlık

Studio Loft: Çok fonksiyonlu kurgusu ile farklı bir dönüşüm hikâyesi

Yayın Tarihi:

on

Pandemi süresince sosyal yaşantımız kısıtlanırken iç mekanlarda geçirdiğimiz süre de oldukça arttı. Daha ferah, gün ışığını maksimum düzeyde içeriye alan, iyi kurgulanmış yaşam alanlarının yaşam kalitesi üzerindeki etkisi de herkes tarafından görülebilir bir hale geldi.

Bu anlayışın bir örneği olarak Y. Mimar Nail Egemen Yerce ve Mimar Ayça Taylan tarafından tasarlanan Studio Loft, standart bir dairenin bir fotoğraf sanatçısının yaşam alanı, stüdyosu ve sanat galerisine dönüşüm projesi.  Yerce ve Taylan, 2017 Dünya Mimarlık Festivali’nin “INSIDE” bölümünde “Yaratıcı Yeniden Kullanım” kategorisinde finalist olarak yarışan Studio Loft ile son olarak Güneydoğu Avrupa ülkeleri arasında düzenlenen BIG SEE Interior Design Awards’ta “Yılın En İyi Konut İç Mekan Tasarımı” ödülünü kazandı. 

Yerce Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Nail Egemen Yerce ve ZAAS Kurucu Ortağı Mimar Ayça Taylan tarafından tasarlanan ve son olarak da BIG SEE Interior Design Awards’ta “Yılın En İyi Konut İç Mekan Tasarımı” ödülüne layık görülen proje, İzmir’in Alsancak semtinde, ağırlıklı olarak konutların bulunduğu, her iki tarafında portakal ve çam ağaçları sıralanan sakin bir sokakta gerçekleştirildi. Seksenli yıllarda yapılmış, bir mimari kimliği ya da iddiası bulunmayan apartman bloklarından birinde, dubleks konut olarak değerlendirilmiş olan zemin kattaki dairenin bir fotoğraf sanatçısının yaşam alanı ve stüdyosu olarak tasarlanması fikri projenin başlangıç noktasını oluşturdu.  Bu bağlamda, dairenin iç tasarımı sil baştan ele alınırken, mekanda aynı zamanda sergileme işlevi kurgulanması amaçlandı. 2 katlı hacmin alt katının fotoğraf stüdyosu ve sergi alanına ayrıldığı, üst katının ise ofis ve yaşam alanı olarak ele alındığı planlamada kullanıcı alışkanlıkları büyük rol oynadı.

Girişte bulunan geniş hacim, fotoğraf stüdyosu olarak planlandı. Bu kısımda, yeniden tasarlanan merdiven ile birlikte, sanatçıya fotoğraf çekimleri sırasında farklı kotlardan azami görüş açısı sağlanabilmesi hedeflendi.  Aynı zamanda sergileme alanı olarak kullanılması planlanan stüdyo hacminin, apartmanın önünde bulunan kente ait geniş kaldırımla bütünleşmesi hedeflendi. Kaldırımda kullanılan kaplama malzemesinin içeride de devam ettirilmesi ve sokağa bakan cephede kayar katlanır doğramalar tasarlanması, iç-dış mekan sürekliliğine olanak sundu. Bunun sonucunda, çoğunlukla araba park yeri olarak kullanılan geniş kaldırım için alternatif bir kullanım önerisi getirilmiş oldu. Sergi açılışlarında katılımcıların birbirleri ile sokak rahatlığında iletişim kurabilecekleri sosyal bir platforma dönüşen bu ara bölümde insanlar, iç ve dış arasındaki filtre algısını hissetmeden sergi alanına sokaktan direkt dahil olabilme şansı yakaladı.  Sergileme işlevinin dışarıya açılması ile mekan, kent yaşamının interaktif bir parçası haline geldi.

İki yönden ışık alan hacimde, mümkün olduğunca kesintiye uğramayan, ferah bir iç kurgu hedeflendi.  Böylelikle proje, fotoğraf stüdyosu çatısı altında, çalışma, sergileme, yaşama işlevlerinin iç içe geçtiği “loft” tipi bir mekan projesi olarak hayat geçti.

Devamını Oku

Mimarlık

İrme Elektrik Headquarters’ta XL Mimarlık+Mühendislik İmzası

Yayın Tarihi:

on

Mimar Arda Işık’ın liderliğinde ulusal ve uluslararası ölçekte ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan XL Mimarlık+Mühendislik tasarımı İrme Elektrik Headquarters, çevreye, kente ve çalışanların hayatına değer katacak bir genel merkez olarak kurgulanmış.

Viko by Panasonic elektrik prizleri, General Electric ve Osram ampülleri ile İrme markalı elektrik ürünlerinin tedarikçisi olan İrme Elektrik’in İzmir’deki genel merkez binası, birbirinden farklı ölçek ve fonksiyonlarda ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan XL Mimarlık+Mühendislik tarafından tasarlandı. 

Mimar Arda Işık liderliğindeki XL Mimarlık+Mühendislik, İrme Elektrik Genel Merkez Binası’nı tasarlarken “hayal etmek” ve “ilham vermek” prensipleriyle yola çıkmış. Projenin bulunduğu çevreye, kente ve çalışanların hayatına değer katacak bir ofis yapısı olması, tasarımın başlıca hedefleri haline gelmiş.

Halihazırda eski bir depo binası olarak kullanılan yapı, perakende, toptan satış, depolama, ofis ve ağırlama alanı ile eğitim ve rekreasyon alanlarının bir arada çalıştığı; elektrik, mekanik ve otomasyon sistemleriyle her parçası kontrol edilen, yüksek standartlarda bir genel merkez binası haline dönüştürülmüş.

Binayı zarf gibi çeviren ve Panasonic, Osram ve General Electric’e ait kurumsal renklerle tanımlanan KaleSinterflex kaplama panelleri, mavi-turuncu-gri arasında geçiş yaparak hem bina sınırları hem de kendi tanımlı bölgeleriyle ilgili “yeni” ilişkiler yaratmış ve “olası” ilişkileri çağırır hale gelmiş.

XL Mimarlık+Mühendislik’in tasarım yaklaşımını oluşturan “paylaş” anlayışı ile bina içi ve dışında kolektif hafızaya yönelik toplanma ve paylaşma alanları oluşturulurken, “başkalaştır” ile zamanla anlamı değişen ilişkiler ve ortamlar, “özgürleştir” ile de algısal ve görsel sınırlar çözülerek karşılaşmalar yaratılmış. “Aç” ile tüm hacim tanımlanmış ve bu bağlam anlamlı hale getirilecek şekilde düzenlenmiş.

“Kutu stratejisi” ile de mekânın kullanım, üretim, işletim ve tüketimiyle ilgili yeni ve yaratıcı uygulamalar öneren mimarların, arka bahçe ve cephedeki ilavelerle baştan ürettikleri çatı katı gibi çözümler, plakaların illüzyonik etkisiyle bütünün dışa açılan-büyüyen ifadesi olarak algılanır hale gelmiş.   

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com