Connect with us

Mimarlık

XL Mimarlık+Mühendislik imzalı Nea Vourla Konut Sitesi

Yayın Tarihi:

on

Mimar Arda Işık’ın liderliğinde ulusal ve uluslararası ölçekte ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan XL Mimarlık + Mühendislik tasarımı Nea Vourla Konut Sitesi, bölgenin mimari özelliklerini yansıtan tasarımıyla ön plana çıkıyor.

İzmir Urla’daki Nea Vourla Konut Sitesi projesi, birbirinden farklı ölçek ve fonksiyonlarda ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan Mimar Arda Işık liderliğindeki XL Mimarlık + Mühendislik tarafından tasarlandı.

Urla’nın İskele Mevkisi’nde hayata geçirilen Nea Vourla Konut Sitesi projesinde XL Mimarlık + Mühendislik ön tasarıma ait stratejik planlama, iş planı, pazarlama ve fizibilite süreçlerinde işveren ARON Müteahhitlik ile işbirliği içinde çalışmış ve bölgede röper noktası oluşturan bir konut sitesi projesi elde edilmiş.

Bölgenin mimari özelliklerini taşıyan ve aynı arketipin varyasyonları olan 31 villa, ikisi birbirine komşu 3 ada üzerinde ve her biri deniz manzarasına hakim olacak şekilde konumlandırılmış. Her adasında açık havuz bulunan XL Mimarlık + Mühendislik imzalı Nea Vourla Konut Sitesi projesi tüm yıl boyunca yaşanacak şekilde tasarlanmış.

XL Mimarlık + Mühendislik bu konut sitesinin tasarımında beyan ettiği temel mimari prensip ve tasarım araçlarını takip etmiş, bunlarla birlikte, stratejik planlama, tasarım odaklı düşünme ve sanat yoluyla bütünsel bir yaklaşım önermiş.

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimarlık

Reha Günay’dan yeni kitap: Analog ve Dijital Mimarlık Fotoğrafı 

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’de “mimarlık ve fotoğraf” kavramlarını ilk kez bir araya getiren isim olan ve 33 yıl aralıksız olarak “Mimarlık Fotoğrafı” dersleri veren Prof. Dr. Reha Günay’ın Analog ve Dijital Mimarlık Fotoğrafı adlı yeni kitabı YEM Yayın tarafından yayımlandı.

 Reha Günay kitabında, temel fotoğraf bilgisine sahip olan ve fotoğrafa meraklı kişiler yanında mimar, iç mimar, şehir plancısı, arkeolog, peyzaj mimarı, endüstri ürünleri tasarımcısı, görsel iletişim tasarımcısı ve profesyonel çalışan fotoğrafçılar için, konunun teknik ve görsel yönlerini ayrıntılı bir biçimde anlatıyor.

Türkiye’de mimarlık fotoğrafı çekmenin bir uzmanlık alanı olarak tanımlanmasında çok büyük pay sahibi olan ve günümüzün bilindik mimarlık fotoğrafçılarının da hocası olarak nitelendirilebilecek, alanındaki en yetkin kişi olan Günay’ın, kitabı hazırlama gerekçesine yönelik düşünceleri şöyle:

“Henüz mimarlık fakültesinden yeni mezun biri olarak fotoğrafa ve arkeolojiye ilgi duyduğum yıllarda beni mimarlık fotoğrafına yönlendiren, başta ülkemizin saygın mimarları Turgut Cansever, Doğan Tekeli, Sami Sisa, Aydın Boysan’dan başlayarak; Sedat Gürel, Hayati Tabanlıoğlu, Emin Necip Uzman, Behruz Çinici, Birleşmiş Mimarlar, Mehmet Konuralp gibi mimarlar ve Gama, AEA, Gök, Koray gibi inşaat firmaları belgelemem için bana yapılarını emanet ettiler.

Bir yandan fotoğrafın teknik sorunlarıyla uğraşırken, bir yandan da strüktür ve mekân konuları bilincimde iyice yerlerini almaya başladı. Bende oluşan sentezin Ağa Han Mimarlık Ödülleri Vakfı’nca değerlendirilmesiyle 1983-2004 yılları arasında İslam dünyasındaki bazı önemli yapıları belgeleme fırsatı buldum. Ayrıca kurucularından olduğum Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü’nün 1979 yılında fotoğraf eğitimine başlaması ve bugün Fotoğraf Bölümü olarak gelişmesi sırasında 33 yıl aralıksız verdiğim ‘Mimarlık Fotoğrafı’ dersleri, konunun teknik ve görsel yönlerini daha iyi anlamam ve anlatmam için beni hazırladı…

Bütün bu birikime rağmen, sıra bu konuda bir kitap hazırlamaya geldiğinde bütün bildiklerimi yeniden sınamak ve bilmediklerimi öğrenmek zorunda kaldım. Dijital fotoğraf ortaya çıkınca bu yeni tekniği öğrenirken, sanki kendimi fotoğrafa yeniden başlıyormuş gibi hissettim. Bu yeni tekniğin ortaya koyduğu olanaklar, henüz çok erken olmasına karşın, mimarlık fotoğrafı için de büyük bir geleceği müjdeliyor.

Bu kitaptaki bilgiler, temel fotoğraf bilgisine sahip olan, fotoğrafa meraklı kişiler yanında mimar, iç mimar, şehir plancısı, arkeolog, peyzaj mimarı, endüstri ürünleri tasarımcısı, görsel iletişim tasarımcısı ve profesyonel çalışan fotoğrafçılara hitap ediyor. Ülkemizde mimarlık sanatı hâlâ yaygın bir ortam bulamadığından mimarlık fotoğrafı da az sayıda, mimar veya yapımcı tarafından istenmektedir… Mimarlık fotoğrafı alanında çalışan çok az sayıda fotoğrafçı karşımıza çıkmaktadır. İyi bir mimarlık fotoğrafçısı olmak için çok yapı görmek, niteliğini sınamak, fonksiyon-form-strüktür özelliklerini kavramak, mekânları anlamak ve bunların mimarlık tarihi veya akımı içindeki yerini fark edebilmek gerekir. Bu saydığım bilgi birikimi zamana bağlı olarak gelişmektedir. Çalışmamda, okuyucuyu sıkmadan bu konulara değinmeye gayret ettim…”

Devamını Oku

Mimarlık

Pandemi döneminde mekân tasarımının önemi

Yayın Tarihi:

on

Farklı ölçeklerdeki okul projeleri ile ulusal ve uluslararası çapta başarılara imza atan Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca, eğitimin daha sağlıklı ve kaliteli olması için mekân tasarımının önemini aktardı. 

Yıllardır farklı ölçeklerde eğitim yapılarına imza atan Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Feza Ökten Koca, mimari ve iç mimari tasarımlarını üstlendikleri okul projelerinde en önemli hedeflerinin eğitimin öğrenciler için daha sağlıklı ve kaliteli şekilde sunulabileceği mekân tasarımları yapmak olduğunu aktardı.

Özellikle ilköğretim çağındaki çocukların davranış şekillerini gözlemlediklerini ve tasarımı buna göre şekillendirdiklerini belirten Feza Ökten Koca, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise sıralarındaki öğrencilerin yaşları ile birlikte gelen davranış değişikliklerinin tasarımda belirleyici olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “Oldukça enerjik ve fiziksel olarak yerlerinde duramayan anaokulu ve ilkokul çağındaki çocuklar, ortaokul ve lise yıllarında ise daha sakin ama ergenlik nedeniyle gelgitlerle dolu davranış şekilleri gösteriyorlar. Biz de mekân ihtiyaçlarını ve ergonomilerini belirlerken bu davranış şekillerinden yola çıkıyoruz.”

2019 yılında MEB Okulları Temiz Tuvalet Projesi adı altında okulların günümüz şartlarına uygun hale getirilecek şekilde yenilenmesi projesinde çalıştıklarını dile getiren Feza Ökten Koca, yıllardır Nurten Öztürk’ün önderliğinde, gerek istasyonlarındaki kullanım ile gerekse tüm Türkiye’de farklı noktalarda ve okullarda hijyen ve tuvalet kullanımı konusunda verdikleri eğitimlerle yürüttükleri temiz tuvalet kampanyası ile öncü olan Opet Petrolcülük’ün üstlendiği bu sosyal sorumluluk projesinde Elips Tasarım Mimarlık olarak gururla yer aldıklarını dile getiriyor.

“Tasarım öncesi yaptığımız araştırmalar sonunda özellikle hijyen konusunun birinci önceliğimiz olmasına karar verdik, projemiz mutlaka sürdürülebilir olmalıydı. Farklı kaynaklardan edindiğimiz bilgiler sonucunda özellikle ilkokullarda bazı velilerin çocuklarının okul tuvaletlerini kullanmalarından oldukça rahatsız olduklarını gördük” diyen Feza Ökten Koca, aslında okulların en önemli noktalarından biri olan bu alanların, çocukların çok rahat kullanarak hem sağlık hem de temizlik açısından ihtiyaçlarına cevap bulabilmeleri gerekirken, velilerin mevcut şartlardan rahatsız olmalarından dolayı fazla kullanılmaz hale gelmiş olduğunu aktarıyor.

Tasarımda önceliklerinin temasın en aza indirildiği, özellikle mikrop ve bakterilerin bulaşlarını engelleyecek, el yıkamanın öncelikli olacağı bir mekân yaratmak olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “Tuvalet kabinleri haricinde ana mekân giriş ve çıkışlarında teması azaltmak için hiç kapı kullanmadık, günde kaç çocuğun girip çıktığı düşünülünce ana kapı ve kapı kollarına temasın ne kadar yoğun olduğu tahmin bile edilemez.”

“Mekân kurgulaması yaparken de ana mekânı ikiye böldük, temiz hava girişini sağladığımız tuvalet kabin alanlarını kirli alan, el yıkama alanlarını ise temiz alan olarak tanımladık. Burada amacımız aslında el yıkamanın hayatın ne kadar içinde olması gereken bir olgu olduğunu göstermekti. Çocuklar tuvalet ihtiyaçları olmadığı zamanlarda da ellerini yıkasınlar ve bunu alışkanlık haline getirsinler istedik. Bu amaçla da mekân kurgulaması yaparken kolay erişilebilir, ferah ve yalın lavabo alanları tasarladık” diyen Feza Ökten Koca, proje tamamlandıktan sonra çocukların tuvalet alanlarını eskisinden çok daha sık kullandığını, hatta sadece ellerini yıkamak için her teneffüs geldiklerini gözlemlediklerini belirtiyor.

Tuvaletlerin fiziksel şartlarının iyileştirilmesinin ve doğru bir kullanım şekli kazandırılmasının tek başına yeterli olmadığını dile getiren mimar, öğretmenlerin teneffüslerde çocuklarla bu alanlarda ilgilenmesinin ve temizlik elemanlarının düzenli ve doğru bir yöntemle mekânı hijyenik tutmasının sürdürebilir bir proje için önemini vurguluyor.

Pandemi öncesi tasarlanan ve Aralık 2019’da kullanıma açılan Elips Tasarım Mimarlık imzalı pilot okul tuvaleti projesindeki önceliklerinin ne kadar doğru olduğunu pandemi sonrası bir kez daha anladıklarını aktaran Feza Ökten Koca, Covid-19 olsun ya da olmasın toplu kullanım alanlarındaki detayların ve kullanım alışkanlıklarının mikrop ve virüs yayılımındaki öneminin tartışılamaz olduğunu şu sözlerle aktarıyor: “Ne yazık ki tüm dünya bunun önemini çok acı bir şekilde öğrendi. Hemen olmasa da bir şekilde bu pandemiyi atlatacağız ama önemli olan mecburi olarak alınan önlemlerin kalıcı olmasını sağlamaktır. Nasıl olsa pandemi geçti, eskisi gibi yaşarız dediğimiz takdirde başka virüslerin ortaya çıkmasını, ortaya çıkarsa da korunmayı sağlayamayabiliriz.”

“Doğayı ve doğal olanı koruyarak işe başlamalıyız, sadeleşmeliyiz, dünyadaki dengeleri bozacak kararlar almamalıyız, sadece insanların değil, bitki ve hayvanların da yaşadığı bir dünyada yaşadığımızı sürekli hatırlamalı ve alanlarımızı ona göre belirlemeliyiz. Teknolojik olarak 2020’de yaşarken fiziksel koşullarımızı da günün gerektirdiği şartlara getirmeliyiz. Sadece evimizin içinde değil, tüm iç ve dış mekanlarda, başkaları tarafından görünsün ya da görünmesin temizlik ve sağlık önceliğimiz olmalı. Bu, kişinin öz saygısıdır.”

1. Mimar Feza Ökten Koca, temizlik için gerekli şartların üst kurumlar tarafından tüm topluma sağlanması gerektiğini dile getiriyor ve ekliyor: “Önce su ve sabun ile, sonra da ilkokul yıllarından başlayan eğitimle toplumu virüslerden koruyabiliriz. Unutmayalım, çocuklarımıza ilkokulda verdiğimiz temizlik eğitimi ve alışkanlığı, belki de bu konuda çok da duyarlı olmayan evdeki büyüklerinin de değişmesine neden olacaktır. Sadece bir kişiyi eğittiğimizi düşünürken aslından birkaç kişiyi eğitmiş olabiliriz. Alışkanlıklar yayılacaktır.”

Devamını Oku

Mimarlık

San Deco Mimari Proje yarışmasının kazananları belli oldu

Yayın Tarihi:

on

Türkiye’nin ilk efekt boya üreticisi olarak “Mimari Boya” konseptiyle yapı sektörü, boya sanayi ve mimarlık dünyasına tasarım odaklı inovatif fikirler sunmaya devam eden San Deco tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Duvarın Ötesinde Mimari Proje Yarışması’nın kazananları açıklandı. Katılımcıların günümüze kadar yapısal veya imgesel olarak çeşitli anlamların yüklendiği duvarları yeniden düşünüp tasarlamaya davet edildiği yarışmaya 46 farklı üniversiteden 143 öğrenci 102 projeyle katılım gösterdi. Yapılan jüri değerlendirmesi sonucunda ödül alan projeler kamuoyuna sunuldu.

San Deco, mimari proje yarışması “Duvarın Ötesinde” ile katılımcıları günümüze kadar kavramsal, programa yönelik, yapısal veya imgesel olarak çeşitli anlamlar yüklenilen duvar hakkında yeniden düşünmeye ve kentleri, eylemleri, yapıları, imgeleri ve mekanları var eden duvarları yeniden tasarlamaya davet etti. 46 farklı üniversiteden 143 öğrencinin katılım gösterdiği yarışma yoğun ilgi gördü.

Yarışmada Birincilik Ödülü TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencileri Beyza Ayaz ve İrem Tümay’dan oluşan ekibe verilirken, MSGSÜ Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencileri Sefa Şener, Nazlı Büşra Kocaoğlu ve Demet Satı’dan oluşan ekip İkincilik Ödülü’ne, Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencisi Metin Ali Liman’ın projesi ise Üçüncülük Ödülü’ne layık görüldü. 

Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü 4. sınıf öğrencileri Ali Güneş Karasu ve Elif Yörük ekibi, MEF Üniversitesi Mimarlık Bölümü 4. ve 3. sınıf öğrencileri Gamzenur Kurel ve Sümeyye Nur Öztürk ekibi ile MEF Üniversitesi Mimarlık Bölümü 3. sınıf öğrencisi Kıymet Acar Eşdeğer Mansiyon Ödülü’nü alırken, Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü 2. sınıf öğrencisi Şeyda Özen’e Jüri Özel Ödülü verildi. 

Yarışmada katılımcılardan duvar hakkında düşünürken mekanı üretmeye yönelik süregelen kavramsal yaklaşımların ve üretimlerin sınırları keşfetmeleri, hatta bunların da “ötesine” geçmeleri beklendi. Bu kapsamda tasarımcıları kentleri, eylemleri, yapıları, imgeleri ve mekanları var eden duvarları, yaptıkları sorgulamanın araçları olarak yeniden tasarlamaya davet eden yarışmada Mimar Murat Sönmez’in başkanlığında Mimar ve Peyzaj Mimarı Nesli Naz Aksu, İç Mimar Şaha Aslan, Mimar Nihat Eyce, İç Mimar Pelin Gürol Öngören, Mimar Aslı Özbek ve Mimar Ali Sinan jüri üyeleri olarak yer aldı.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com