Connect with us

Mimarlık

Farklı salon tipleri için dekorasyon önerileri

Yayın Tarihi:

on

Konut projelerinde mekânın fonksiyonel kullanımı ile kullanıcının yaşam alışkanlıklarını zamansız bir estetik anlayışla bütünleştiren tasarımlara imza atan EDDA Mimarlık Kurucusu İç Mimar Eda Tahmaz, yaşam alanlarını yenilemek isteyen ev sahipleri için dikdörtgen, L veya kare gibi farklı plan şemalarına sahip olan salon tiplerinde dikkat edilmesi gereken dekorasyon inceliklerini aktardı.

Bahar aylarının gelişini müjdeleyen şu günlerde, gözden geçirilen ilk konulardan biridir, dekorasyon. Yaşam alanlarını yenilemek isteyen veya sil baştan yeni bir dekorasyon oluşturmak isteyen ev sahipleri için ise farklı şekillerdeki salonlar, en zorlayıcı konulardan biri… Konut projelerinde benimsediği fonksiyonel yaklaşım ile mekânın formuna uygun bir dekorasyon oluşturulması gerektiğini belirten İç Mimar Eda Tahmaz, kare, dikdörtgen ve L tipi salonları dekore ederken dikkat edilmesi gereken püf noktaları açıkladı.

“Alanları ayırırken bütünlüğü bozmayın…”

İç Mimar Eda Tahmaz’a göre farklı tipteki salonları dekore etmek bir hayli zor gözükse de birkaç püf noktasıyla mekânı olduğundan daha ferah bir hale getirebilirsiniz. Örneğin, “L” şeklinde bir salona sahipseniz mekânın genişliğini dikkate alarak fonksiyonel bir yerleşim planı oluşturmalısınız. Büyük bir salondaysanız, geniş alanı oturma bölümü olarak değerlendirebilir, dar alanı ise yemek odası olarak düşünebilirsiniz. Daha farklı bir stil oluşturma arayışındaysanız, küçük bir halı ve yine küçük bir kitaplıkla bu dar alanı kendiniz için özel bir alan haline getirebilir veya çocuklarınızla vakit geçirebileceğiniz keyifli bir oyun alanına dönüştürebilirsiniz.


Görünümde bir kaos yaratmamak için L tipi salonlara en çok yakışan stilin minimalist anlayış olduğunu vurgulayan Eda Tahmaz, mobilyalarda ve aksesuarlarda daha yalın bir görünüme gidilmesi gerektiğini, renk cümbüşünden mümkün olduğunca kaçınılması gerektiğini şu sözlerle vurguluyor: “Bu tip salonlarda önemli olan dar ve geniş alanı birbirinden ayırmak, ancak bunu yaparken iki alan arasındaki uyumu da gözden kaçırmamaktır. Bu bütünlüğü yakalamak için de tüm duvarları tek renk boyayabilir, daha uyumlu ve akışkan bir alan edebilirsiniz. Halı ve zemin kaplama seçimlerinde ise birbirlerinden çok uzak olmayan tonlar, birbirini tamamlayan desenler kullanmak, salonun bütünündeki uyumu güçlendirecektir. Ayrıca birkaç ayna yardımıyla, ‘L’ tipi salonlara derinlik ve ferahlık katmak mümkün.”

“Mekana derinlik algısı vererek, olduğundan daha geniş gösterin…”

Eda Tahmaz’a göre dikdörtgen salona sahip olanların işi biraz daha kolay. Birbiri ardına dizilen eşyalar yerine L oturma gruplarının doğru seçim olacağını aktaran iç mimar, salon içerisinde yemek alanı oluşturmak isteyenler için oval biçimli bir masa ile işlevsel bir dekorasyon anlayışı yakalamayı, odanın uzun kenarlarında kullanılacak aynalar ile de derinlik algısını güçlendirmeyi tavsiye ediyor. Tahmaz, derinlik algısını engelleyecek faktörün duvarlarda koyu renk kullanımı olduğunu dile getiriyor ve ekliyor: “İdeal olan mobilyalarda beyaz, bej, krem, vanilya ve açık gri gibi soft renkleri kullanmak, duvarlarda ise saten bitişli boyalar ile mekân içerisine giren gün ışığını duvarlarda yansıtarak daha geniş bir alan algısı oluşturmak. Uzun duvarları bölmek için tablolardan faydalanabilir, bitkiler ile salonunuzun keskin köşelerini yumuşatabilirsiniz.”
Eda Tahmaz, kare salon tiplerinde ise fazla eşyanın yarattığı karmaşadan kaçınmak gerektiğini şu sözlerle vurguluyor: “Eşyalar hareket alanını ve ev içerisindeki trafiği etkilememeli. Mobilya yerleşimini, kapının yanında değil karşısında kalacak şekilde yapmalısınız. Aynı zamanda mobilyaları da karşılıklı olarak yerleştirerek daha sıcak bir atmosfer elde edebilirsiniz. Eğer salonunuz az ışık alıyorsa duvarlarda daha soğuk ve açık renkler kullanabilir, çok ışık alıyorsa da sıcak renkler ile kutu gibi bir görünüm yaratabilirsiniz.”

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimarlık

Özbekistan’ın dev yatırımı “Buhara City”, Studio Vertebra’ya emanet

Yayın Tarihi:

on

Studio Vertebra, Özbekistan’ın Buhara kentinde, tarihi kent ile havalimanı arasında kalan 535 bin metrekare arsa üzerinde, yarım milyar dolarlık yatırımla inşa edilmesi planlanan Buhara City projesinin kentsel planlamasının ve proje kapsamındaki tüm yapıların mimari ve iç mimari tasarımlarının yanı sıra, tüm yatırımcı ve yüklenicilerin belirlenmesini de kapsayan proje yönetim danışmanlığını üstlendi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Miromonovich Mirziyoyev’in önderliğinde Buhara Valiliği, Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı ve İskân Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek olan dev proje; konut, ticari alanlar, oteller, bilim merkezi, müze, kütüphane, konferans merkezi ve İslam merkezi gibi kültür yapıları ile kamusal ve yeşil alanları kapsayacak.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Miromonovich Mirziyoyev’in önderliğinde Buhara Valiliği, Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı ve İskân Bakanlığı tarafından Özbekistan’ın en büyük projelerinden biri olarak yarım milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçirilen Buhara City projesinin kentsel planlama, mimari ve iç mimari tasarımları ile proje yönetimi Studio Vertebra’ya emanet edildi.

Mimari, iç mimari ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası ölçekte “çok disiplinli” çalışmalar yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın ortaklığındaki İstanbul merkezli tasarım ofisi Studio Vertebra, Buhara City projesinin konut, ticari alanlar, bilim merkezi, müze, kütüphane ve konferans merkezi gibi kültür yapıları ile kamusal ve yeşil alanları kapsayacak olan 375 bin metrekarelik inşaat alanına sahip ilk fazının çalışmalarına başladı.

Türkiye’den ve dünyadan yatırımcılara fırsatlar sunacak

Buhara kent merkezinin yaklaşık 3 kilometre güneydoğusundaki kısmen işlev dışı kalmış sanayi bölgesinde hayata geçirilen; hem bulunduğu bölgenin gelişimine hem de Özbekistan’ın yatırımlarla dışa açılmasına katkıda bulunacak olan projede Studio Vertebra’nın yönetiminde; Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcılar görev alacak. Proje bu yönüyle ülkemizde ekonomik kriz nedeniyle yavaşlayan ve dış piyasalara açılmaya çalışan Türkiye inşaat endüstrisi için de önemli bir fırsat niteliği taşıyor.

Tarihi Buhara bölgesi ile havalimanı arasında kalan alanda yer alan sanayi bölgesinin geliştirilmesi ve dönüştürülmesi amacıyla planlanan Buhara City; farklı zamanlarda hayata geçirilecek olan iki fazdan oluşuyor. Projenin ilk kısmın tamamlanmasından sonra; bir İslam merkezi ve bu merkeze bağlı kamusal alanlardan oluşan 75 bin metrekarelik inşaat alanına sahip ikinci kısım da Studio Vertebra tasarımı ile hayata geçirilecek.

Büyük, küçük ve orta ölçekli yatırımcılara uygun planlama

Tarihi Buhara kentiyle 4 ana noktadan ilişki kurarak kentin halihazırdaki yoğunluğunu bu bölgeye yönlendirmeyi hedefleyen Studio Vertebra; Buhara City proje alanının ortasına bilim merkezi; müze; kütüphane ve konferans merkezi gibi sosyokültürel alanlar ile yeşil dokudan oluşan 65 bin metrekarelik yeni bir kent merkezi inşa edecek. Merkezin çevresinde konumlanacak olan ticari ve konut adalarının daha küçük parsellere bölünmesiyle projenin sadece büyük değil; küçük ve orta ölçekli yatırımcılar için de yatırıma uygun hale getirilmesi planlanıyor. Konut yapıları arasında avlular ve yeşil alanlarla oluşturulan boşluklar etrafında konumlandırılan farklı yüksekliklerdeki konut blokları hem güneşin ve rüzgârın iç mekânlara alınabilmesini hem de otopark gibi servis alanlarının karşılanmasını sağıyor.

Konut yapılarının arasında eşit mesafede kreş ve çocuk bakım merkezlerinin de planlandığı projede zemin seviyesindeki alışveriş alanlarının üzerine 1-2 katlı ofislerin yerleştirileceği ticari yapılardan oluşan ve iki ayrı ucunda iki otel projesinin yer alacağı bir de ticaret sokağı bulunuyor.  

İklimsel koşullara uygun, yerel kültürle biçimlenen çağdaş kent dokusu

İklim koşulları hayli sıcak olan bölgede yapılar arasında kullanılacak su öğesiyle yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Studio Vertebra; mevcutta bulunan su kanalını ıslah ederek suyu kentin içine almayı ve Buhara’nın tarihi kimliğinde önemli yeri bulunan; bölgeye özgü havuz-bina ilişkilerini modernize ederek; küçük ve büyük havuzlarla yapıların arasına ve kamusal alanlara taşımayı planlıyor. Kent merkezinin araç trafiğinden arındırılarak tamamen yayalaştırıldığı projede turistler; yaşlı ve engelli bireyler için nostaljik bir tramvay sistemi de kurulacak.

Buhara’nın tarihi dokusundaki şehir siluetini ve kat yüksekliklerini koruyan bir planlama anlayışının kullanılacağı proje; bölgenin sembolik tarihi yapılarından referans alan renk; doku; malzeme ve formlarla biçimlenecek. Ayrıca proje alanı içerisinde bulunan beton fabrikaları ve demir yollarının; inşaat aşamasında ve nakliyatta kullanılmasıyla proje maliyetlerinin de düşürülmesi planlanıyor.

Devamını Oku

Mimarlık

WILO Pompa’nın fonksiyonel ve dinamik eğlence-dinlenme alanı

Yayın Tarihi:

on

Elips Tasarım Mimarlık imzası taşıyan WILO Pompa Merkez Ofis Eğlence ve Dinlenme Alanı, çalışanların iyi vakit geçirebilecekleri dinamik ve fonksiyonel bir mekân hedefiyle kurgulanmış.

Konut, ticari, eğitim gibi birçok farklı alanda ulusal ve uluslararası projeler üreten Elips Tasarım Mimarlık, kurguladığı WILO Pompa Merkez Ofis Eğlence ve Dinlenme Alanı’nda, Wilo Pompa Tuzla Merkez Ofisi personelinin iş saatleri dışında hem sosyalleşecekleri hem de iyi vakit geçirebilecekleri bir mekân yaratmayı hedefleyerek tasarımı şekillendirmiş.

Mekânda yer alabilecek fonksiyonlara Wilo grubuyla birlikte karar veren Elips Tasarım Mimarlık, satranç, bilardo, masa tenisi, langırt ve PlayStation köşeleri ile birlikte, bir de açık mutfağın yer aldığı mekânda oluşabilecek seslerin konfor düzeyini düşürmemesi için duvar ve tavanda, aynı zamanda tasarımın da bir parçası olan akustik paneller kullanmış. Akustik panellerle kaplanan duvarların yanı sıra, duvarlardan biri Wilo etkinlik anılarını canlandıran fotoğraf çerçeveleri ile kaplanmış. İstendiğinde görüntü seyretmeyi sağlayacak büyük bir projeksiyon perdesinin yanı sıra; iyi bir müzik sistemi de mekânda yerini almış.

Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca; Wilo Pompa Showroom’unda gördüğü; karıştırıcı olarak kullanılan pervane benzeri ürünü; altına eklenen bir küre ile aydınlatma tasarımına dönüştürerek; mekânın merkezini oluşturmuş. Kurumsal renklerin kullanıldığı epoksi zemin kaplamasında da tavandaki ana aydınlatma aksı izlenerek büyük bir pervane şekli oluşturularak tüm mekân tasarımının çıkış noktası kurgulanmış.  

Elips Tasarım Mimarlık tarafından genelde koltuk ve puflardan oluşturulan oturma alanları; setlerden oluşan küçük bir amfi tiyatro ve duvar içine gömülen oturma nişinin de eklenmesiyle çoğaltılmış. Alanın aynı zamanda fotoğraf çektirme köşesi olarak da kullanılması için oturma nişine uçan kuşlar ve ipleri ile espri katılmış.

Devamını Oku

Mimarlık

Yazlık evler için farklı dekorasyon önerileri

Yayın Tarihi:

on

Yaz aylarının kapıya dayandığı şu günlerde yazlık dekorasyon için fikir arayışları da başladı. Konut projelerinin yanı sıra havuz ve bahçe tasarımlarında da farklı fikirleri hayata geçiren EDDA Mimarlık Kurucusu İç Mimar Eda Tahmaz, yazlık ev dekorasyonunun püf noktalarını, sezonun trendlerini, havuz ve bahçe tasarımlarında dikkat edilmesi gereken kriterleri analiz etti. İç mekânların daha da renkleneceği yeni sezonda beyaz ahşap kullanımı da yükselişe geçerken dış mekânda havuz başı alanlar daha samimi ve konforlu bir atmosfere bürünüyor.

Ferah ve dinamik dekorasyon

Dekorasyonda ferah ve dinamik bir görünümün hedeflendiği yazlık evler için önerilerini aktaran EDDA Mimarlık Kurucusu İç Mimar Eda Tahmaz, genellikle beyazın hâkim olduğu iç mekânlarda farklı noktalarda kullanılacak canlı renkler ile enerjinin yükseltilebileceğini, aynı zamanda malzeme seçiminde beyaz ahşap ile arzu edilen hafif görünüm yakalanabilecekken dış mekânda da sosyalleşme alanı olarak görülen havuz başı ve bahçe tasarımlarının da en az iç mekân dekorasyonu kadar önemli olduğunu vurguladı.

Işığı en iyi yansıtan renk olarak yazlık ev dekorasyonunda sıklıkla tercih edilen beyaz rengin mekânı olduğundan daha büyük ve ferah göstermesi sebebiyle dekorasyon için doğru seçim olduğunu dile getiren Eda Tahmaz, yeşil, mor, kırmızı, çivit mavisi gibi canlı renkleri aksesuarlarda ve tekstil ürünlerinde tercih ederek mekân içerisindeki enerjiyi yükseltebileceğimizi belirtiyor. Mavi ve beyaz desenli tekstil ürünleri veya mobilyalar ile dekorasyona aynı zamanda marin temasının da getirilebileceğini aktaran Tahmaz’a göre, güneşi mekan içerisine alan sarı, bu yaz, dekorasyon düşkünlerini mest edecek. Sarı detaylara sahip aydınlatma elemanları, sarı objeler veya sarı bir puf, mekân içerisindeki havayı daha içten bir hale getirecek. Desenlerde hayvan baskıları ile özellikle de zebra ve leopar desenlerinin revaçta olacağını belirten iç mimar; tek bir duvarda tercih edilecek zebra desenli duvar kâğıdının mekâna şık bir görünüm katacağı görüşünde.

Bugüne kadar gerçekleştirdiği tüm projelerinde doğal malzeme kullanımına özen gösteren Tahmaz; yazlık evler için de zemin kaplamalarında ve mobilyalarda tercih edilebilecek beyaz ahşabın sezona damgasını vuracağı yönünde ipuçlarını paylaşırken doğal taş kullanımının hiçbir zaman demode olamayacağını; mermerin iç mekanlara getirdiği yalın ve hafif görünümün özellikle de yazlık evler için bir vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.

Açık küvet alanları

Evler ile bütünleşen havuz başı alanlarında ise havuz ile bütünleşen hidromasajlı açık küvet alanları da oluşturularak; tüm aile fertlerinin bir arada daha çok vakit geçirmelerine olanak sunulduğunu aktaran iç mimar; havuz başı alanlarında özellikle güneşe ve suya dayanıklı; solmayan ve leke tutmayan kumaşlardan oluşan mobilyaların kullanılmasını gerektiğini; bir tente; güneş şemsiyesi veya tik ahşap gölgeliklerle tasarlanmış bir açık hava odası ile havuz keyfinin daha da arttırılabileceğini dile getiriyor.

Özellikle güneşlikli daybed’ler ile; açık hava odanızda yer verdiğiniz dış mekan kanepeleri; minderler ve puflarla samimi ve konforlu bir havuz başı atmosferi yaratılabileceğini aktaran iç mimara göre; havuzun içinde ise cam mozaikler; seramik karolar veya doğal taşlar kullanılabilir. İthal cam mozaikler, natürel renkler ve desenler ile çok canlı ve doğal bir görünüm elde edilebilir. Antislip; yani kaymaz özellik taşıyan doğal taşlar ve karolar ise kayma riski olan alanlar ile havuz çevresi için güvenli bir zemin oluşturur. Tik ahşaplar; hasır örgüler veya rattan dokular havuz kenarı için mobilya tercihlerinizde uyumlu ve dengeli bir bütünlük yaratacaktır.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com