Connect with us

Mimarlık

Global Projeler İçin Tasarım Yönetimi ve Koordinasyon Hizmeti

Yayın Tarihi:

on

Kuruluşundan bu yana yaptığı çok sayıda havalimanı projesiyle edindiği deneyimle tasarım yönetimi ve koordinasyonu alanlarında da hizmet vermeyi sürdüren GMW MIMARLIK, uluslararası ölçekte verdiği danışmanlık hizmetleri ile Türkiye’de örneği olmayan bir başarıya imza atıyor.

GMW MIMARLIK, geçen yıllar içinde yaptığı çok sayıda havalimanı projesiyle edindiği  tecrübe ile multi-disipliner tasarım yönetimi ve koordinasyonu alanlarında global ölçekte hizmet vermeyi sürdürüyor. GMW MIMARLIK mimari proje üretimi dışında, pek çok uluslararası proje grubuna yönetim ve koordinasyon konularında danışmanlık hizmeti vererek Türkiye’de benzeri olmayan bir başarı sergiliyor.

Mimari ve tüm diğer disiplinlerin tasarım çalışmalarının işverenin ihtiyaç ve isteklerine, bütçeye, iş programına ve teslimlerin amacına uygun yapılmasını sağlamak için yapılan çalışmaların bütünü olan tasarım yönetimi çalışmalarını, mimari alanda her zaman yerine getiren GMW MIMARLIK, diğer disiplinlerin yönetimini işveren talebi üzerine ayrı bir kapsam halinde yürütüyor.

“Tasarım Yönetimi” Hangi Sorumlulukları Kapsıyor?

Tasarım yönetimi; tüm disiplinler için, ihtiyaca uygun olarak tasarım ekiplerinin belirlenmesi, tasarım kriterlerinin, bütçenin ve iş programının belirlenmesi, iş programına uygun olarak yapılacak teslimlerin amacının belirlenmesi, tüm disiplinlerin belirlenen kriterlere göre teslimlerinin yapabilmesi amacıyla tasarım ekipleri, işveren ve paydaşlarla bilgi alışverişinin yapılması, tasarım onay süreçlerinin ve tasarımcıların ödemelerinin yönetilmesi, yapım yöntemine uygun olarak ihalelerde yeterli tasarım bilgisinin aktarılmasının sağlanması, yapımcının veya yapımcıların tekliflerinin değerlendirilmesi, gelen tekliflerin bütçe üzerinde kalması halinde kalite ve nitelik değişikliği olmadan alternatif önerilerin değerlendirilmesi ve yapımın tasarıma uygunluğunun denetlenmesi süreçlerinin tamamını veya işverenin taleplerine göre bir kısmını içerebiliyor.

GMW MIMARLIK, tüm disiplinlerin hazırladığı dokümanların birbirleriyle uyumlu olması ve yapım sırasında projede değişikliğe ihtiyaç duyulmaması amacıyla halihazırda mimari proje hizmetleri kapsamında yürütülen tasarım koordinasyonunun ise, tasarım yönetiminden farklı olarak, zaten mimarın görevinin bölünmez bir parçası olduğuna inanıyor.

“Tasarım Yönetimi” Süreci Hangi Adımlarla İlerliyor?

Tasarım yönetimi sürecinin ilk aşamasında, öncelikle işin kapsamına göre hangi ekiplerin biraraya gelmesi gerektiğine karar verilmesi gerektiğini vurgulayan GMW MIMARLIK yönetici ortaklarından Mimar Dicle Demircioğlu şöyle ekliyor: ‘’Mimari, statik, mekanik, elektrik, altyapı mühendisleri, peyzaj, yangın danışmanı, güvenlik, akustik, mimari aydınlatma, cephe danışmanlarının yanı sıra bizzat projenin ihtiyaçlarına göre belirlenen konularda örneğin, havalimanlarında özel havalimanı sistemleri gibi veya iç mimari projelerde kurumsal kimlik, sanat, fitness danışmanları gibi birçok disiplinin biraraya gelmesi gerekebilir. Eğer tasarım yönetimini biz yapıyorsak, ihtiyaca ve tasarım bütçesine göre en uygun ekiplerden teklifler toplayarak işveren onayına sunarız.’’

Ekipler belirlenip projeye başlandıktan sonra “Tasarım Ekipleri Prosedürü” denilen ve süreçler boyunca takip edilmesi gereken bilgi ve doküman paylaşımı, iletişim, teslimler, onaylar, revizyonlar gibi tüm prosedürleri ve akışları içeren dökümanı hazırlayan GMW MIMARLIK ekibi, bu tasarım yönetimi sürecinde kullanılacak standartlar ve yönetmelikler, bina açıldığında önceden belirlenen tasarım yılına kadar sahip olacağı kapasiteleri, konfor şartları, teknolojik altyapısı, sosyal donatı alanları gibi ihtiyaçlarla birlikte işverenin vizyonuna göre LEED, BREEAM, WELL gibi sertifikasyon ihtiyaçları veya belirli ise işverenin bütçesi ve proje programını da netleştirerek tasarıma doğru kriterlerle başlanmasını sağlıyor. GMW MIMARLIK, projelendirme BIM ortamında yapılacak ise bir BIM Yönetim Ekibi kurulmasından ve tüm disiplinlerin uyması gereken BIM Uygulama Planı (BEP) hazırlanmasından da sorumlu oluyor.

Mimar Pınar İlki Emekçi

GMW MIMARLIK yönetici ortaklarından Mimar Pınar İlki Emekçi ise işe başlamadan proje programı hazırlanırken tüm ekiplerin birbirinden, işverenden veya diğer paydaşlardan hangi bilgiyi ne zaman beklediklerinin gerçekçi bir şekilde belirlenmesinin önemini şu sözlerle dile getiriyor: ‘’Bilgi kayıplarını ve bilginin takibini kolaylaştırmak amacıyla tasarım sürecinde kullanılacak Aconex, A360, BIM360, BIMCollab bilgi paylaşım ortamlarını baştan belirleyerek, tüm iletişimin bu ortamlar üzerinden yapılmasını ve  toplantıların kayıt altına  alınması sağlıyoruz. Tasarım sürecinde tüm disiplinlerin baştan belirlenen kurallara ve kriterlere uygun çalışılması için gerekli kontrollerin yapılması oldukça önemlidir. Bu süreçte baştan belirlenmiş iş programına uygun olarak hazırlanan dokümanların işveren ve diğer paydaşlarla paylaşılması gerekli olan onayların takibini ve tasarım kriterleri dışında yeni ihtiyaç ve talepler olduğunda bu değişikliklerin sebep ve etkilerinin düzenli olarak kayıt altına alınmasını sağlıyoruz.’’

Yapım yöntemine uygun olarak, gerekli ve yeterli bilginin vaktinde tesliminin sağlanmasının önemini vurgulayan GMW MIMARLIK ortakları, işverenin anahtar teslim ihaleye çıkması durumunda, tüm bilginin tek seferde bir bütün paket halinde eksiksiz ve tamamen koordine edilmiş şekilde yayınlanmasını talep etmesi veya tasarla-yap yöntemiyle ihaleye çıkılacaksa temel tasarım ve performans beklentilerinin tanımlandığı, büyük ölçüde koordine edilmiş bir bilgiyle de yetinilmesinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Bu süreçte, işverenin yapım ihalesine çıkması durumunda, gelen tekliflerin tasarıma ve teknik şartnamelere uygun olup olmadığını, tasarımda yer alan tüm kalemleri içerip içermediğinin ilgili disiplinlerce kontrol edilip işverene raporlanması sağlanıyor. Eğer gelen tekliflerde bütçe veya süre açısından işverene avantaj sağlayacak alternatif öneriler varsa, bu önerilerin kalite ve nitelik açısından değerlendirilerek raporlanması ve değişen piyasa, üretim koşulları, işin yapımında sonradan ortaya çıkan çeşitli zorluklar gibi nedenlerle tekliflerin bütçenin üzerinde kalması halinde yine işin kalitesini ve niteliğini değiştirmeden alternatif önerilerin hazırlanması gerekebiliyor.

Yapım aşamasında ise, yüklenicilerin kendi malzeme ve sistemlerine uygun olarak üretecekleri imalat resimlerinin tasarıma uygunluğunun kontrolü sağlanıyor ve tasarım ekibi içindeki tüm disiplinlerin ödemelerinin yapılması için hakediş onayları da eğer işveren talep ettiyse tasarım yönetimi sürecine dahil olabiliyor.

Dicle Demircioğlu

Dicle Demircioğlu

Disiplinler Arası Tasarım Koordinasyonu Süreci…

Tasarım ve projelendirme süreçlerinin, tasarımcının kendi masasında tek başına yaptığı bir iş olmadığını vurgulayan Dicle Demircioğlu, disiplinler arası çalışma ve koordinasyonun bir mimarın en temel görevlerinden birisi olduğunu dile getiriyor ve ekliyor:

Örneğin, proje süresince eğer statik grubu ile yeteri kadar birlikte çalışmadıysanız, çizdiğiniz o incecik zarif saçaklar uygulamada kalın ağır elemanlara döndüğünde yaptığınız tasarım tüm etkisini yitirecektir. Mekanik koordinasyonu yeterince yapmadıysanız tasarımızdaki ferah mekanlar uygulamada düşük tavanlı basık mekanlara dönüşebilir, ya da en güzel cephenizde bir mekanik egzost panjuru çıkabilir. Bu nedenle koordinasyon yapabilmek için çok yönlü düşünmek, tüm sistemler hakkında alternatif üretebilecek kadar bilgi sahibi olmak gerekir. Tasarım yönetimini, işverenin kendi mimari ekibi veya proje yönetim ekibi yapabilir ancak tasarım koordinasyonu mutlaka mimar kapsamında olması gereken bir konudur, işinin ayrılmaz bir parçasıdır.

GMW MIMARLIK tasarım yönetiminde yıllar içinde oluşturduğu standart form ve formatlardan oluşan bir sistemi kullanıyor. Bilgi akışını doğru ve zamanında sağlamak ve düzenli raporlar alabilmek adına dijital doküman yönetimi platformlarından faydalanıyor.

Kullanılan yazılımlardan bağımsız olarak, pek çok farklı nedenle artık iki boyutlu çizim üretme metotlarından vazgeçen GMW MIMARLIK, Bina Bilgi Modelleme (BIM) sistemini kullanıyor. Mühendislerle birlikte tek bir model üzerinde çalışan ekip, koordinasyon yapılması gereken alanları daha kolay belirliyor. Fakat bu yazılımlar sadece problemi gösterdiğinden, doğru çözüm yine ekibin yetenekleri ve tecrübeleriyle üretiliyor.

Tasarım Yönetiminde Maliyet ve Kalite….

Projenin ihtiyaçlarına uygun tecrübelerdeki insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir ekip tarafından belli bir sürede yapılmakta olan tasarımın maliyetinin aşağı yukarı belli olacağını dile getiren ekip, aynı işi, aynı kalitede çok farklı maliyetlerle yapmanın mümkün olamayacağını vurguluyor. Tasarım yönetimi sürecinde bazen aynı işe çok düşük veya çok yüksek teklif veren firmalarla karşılaşıldığını, bu durumda teklif verdikleri işin kapsamını, ekip yapılarını ve projede çalışacak kişileri çok iyi sorgulamak gerektiğini, böylelikle işin kalitesinin gereken düzeyde tutulması gerektiğini belirtiyor.

Öncelikle, işverenin ihtiyaç ve isteklerini doğru anlayıp, bunları yazılı hale getiren GMW MIMARLIK, daha sonra doğru ekibi oluşturarak, tüm süreç boyunca tüm kararların yazılı olarak alınmasının sağlanmasında, özellikle süre ve bütçeyi etkileyecek konularda tüm paydaşları doğru ve zamanında bilgilendirilmesi kısımlarında rol oynuyor. Sistematik olmaya, bilginin kişilerde değil sistemde olmasını sağlamaya önem veren ekip, yıllardır uygulanmış, denenmiş ve aynı zamanda da projenin ihtiyaçlarına göre değiştirilebilen ve geliştirilebilen bir sisteme sahip olmanın pek çok şeyi kolaylaştırdığını belirtiyor.

GMW MIMARLIK, tasarım yönetimini üstlendiği her projede, ekibi kendi içinde ayrı bir ekip olarak kurgularken, tasarım koordinasyonunda ise mimari ekibi baş rolde görevlendiriyor. Tüm bu ekiplerin bir arada, ne yaptıkları konusunda birbirlerini haberdar ederek ve birbirlerine destek olarak uyum içinde çalışmasını sağlıyor ve  bunu kurdukları düzen içerisinde sistematik bir şekilde gerçekleştiriyor.

Tasarım yönetiminde en büyük zorluğun, işi yapabilecek kapasitesi olmayan firmaların işveren veya diğer paydaşların tercihi ile tasarım ekibine katılmaları ile yaşandığını belirten Pınar İlki Emekçi, bu durumu aşmanın yolunun işvereni zamanında yazılı olarak uyarmak olsa da işveren bu konuda adım atmazsa veya adım atmakta gecikirse tüm tasarım ekibinin etkileneceğini dile getiriyor ve ekliyor: “İşverenin en başta neyi, nasıl ve ne zaman istediğini bilip bunu ve bütçesini doğru şekilde proje ekibine aktarması çok önemli. Proje sürecine dahil olup, zamanında doğru yorumları yapması gerekiyor. Proje grubunu iş verdiği bir taşeron olarak değil de, amacına ulaşmasına destek olan, istek ve ihtiyaçlarını gerçekleştirmesinde kendi adına düşünen ve çalışan sağ kolu gibi gören işverenler sonuçta daha kazançlı çıkıyorlar. İşverenin projeden sorumlu ekibinin de doğru kurgulanmış olması gerekiyor, mesela bir BIM projesinde işverenin ekibi de BIM’i en azından kendi kontrol ve onay süreçlerini vaktinde ve eksiksiz yürütebilecek kadar biliyor olmalı ya da bir havalimanı projesinde havalimanı işleyişini anlıyor olmalıdır.”

Uluslararası Ölçekte Tasarım Yönetimi…

Yurtdışı projelerinin hepsi büyük ölçekli ve çok uluslu işler olan GMW MIMARLIK,  tasarım yönetimini üstlendiği ve uluslararası kuralların geçerli olduğu bu projelerin yönetimini ve koordinasyonunu, uluslararası standartlarda geliştirdiği bir çalışma disiplini ile sağlıyor. Yönettiği veya yanyana çalıştığı ve çalışma prensiplerinin örtüştüğünü gördüğü ekiplerle birlikte farklı projelere de imza atan şirket, böylelikle iş yapma potansiyelini de arttırıyor.

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimarlık

Temizlik Alışkanlıklarımız Ezberlerimizin Dışına Çıktı..

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Y.Mimar Feza Ökten Koca:

“Temizlik Alışkanlıklarımız Ezberlerimizin Dışına Çıktı…”

Ödüllü ofis ve konut projeleri ile uluslararası çapta başarılara imza atan Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y. Mimar Feza Ökten Koca, virüslerle savaştığımız bugünlerde yaşam alanlarımızı bazı mimari önlemlerle daha hijyenik ve sağlıklı bir hale getirmenin yollarını aktardı.

Elips Tasarım Mimarlık Kurucusu Y.Mimar Feza Ökten Koca, virüs salgını ile savaştığımız bugünlerde yaşam alanlarımızı nasıl daha hijyenik ve sağlıklı bir hale getirebileceğimizi aktardı. Mimari tasarımlarda en başta alınacak temel kararların kullanıcı sağlığını büyük ölçüde koruyacağını dile getiren Feza Ökten Koca, öncelikle mekanların gün ışığı alacak ve temiz hava ile havalandırılabilecek şekilde tasarlanmasının önemini vurguluyor.

Bugüne kadar günün koşturmasından evlerimizde geçirebildiğimiz vakitlerin kısıtlı olduğunu, bazı durumlarda olması gereken detayları es geçtiğimizi vurgulayan Y.Mimar Feza Ökten Koca, gerek uykuda gerekse dinlenerek geçirdiğimiz saatlerin sağlığımızı oldukça etkilediğini, her ne kadar günlük yapılan temizliklerle evlerimizin hijyenik olduğunu düşünsek de virüslerin standart bir temizlikle yok olmadığını belirtiyor.

Mimari tasarımda ilk başta alınacak temel kararların kullanıcı sağlığını büyük ölçüde koruyacağını aktaran mimar, öncelikle mekanların gün ışığı alması ve temiz hava ile havalandırılmasını sağlayacak şekilde cephe doluluk ve boşluklarının doğru belirlenmesi gerektiğini dile getiriyor ve ekliyor: “Duvarlarda kullanılan malzemeler de binanın hava almasına engel olmamalıdır, özellikle enerji verimliliği açısından cephelerde kullandığımız mantolama malzeme seçimlerine çok dikkat etmek gerekir, bu malzemeler binanın hava almasına engel olmamalıdır.”

Ev içi mekan yerleşim organizasyonunu yaparken bugüne kadar alışılagelen mekan yerleşiminin sağlık açısından sıkıntılara yol açtığından söz eden Feza Ökten Koca, yatak odalarını düzenlerken, uyuduğumuz mekanda sadece yatağın olması gerektiğini, gardıropların uyunan ortamda olmasının, tekstillerin tozumasından dolayı solunan havanın bozulmasına neden olacağını aktarıyor ve ekliyor: “Bu nedenle mutlaka kıyafetlerimiz kapı ile ayrılmış başka bir mekanda, gardıropların içinde olmalıdır, bu alanlara giyim odası diyoruz. Her ne kadar bu mekanlar lüks gibi görünse de kullanıcı sağlığı açısından bir gerekliliktir.” Bir diğer hatanın da evlerde bulunan banyo sayıları olduğundan bahseden mimar, evde kaç kişi yaşayacaksa mümkün olduğunca o sayıda banyo bulunması gerektiğini, kişisel hijyen açısından bir banyonun maksimum iki kişi tarafından kullanılmasının uygun olduğunu dile getiriyor.

Evlerde çok sık tadilat yaptırmanın ekonomik açıdan kolay olmadığından bahseden Feza Ökten Koca, yine de en az iki yılda bir evleri boyatmanın önemini dile getiriyor. “Aslında boyalarımız kirlenmemiş bile olsa bu karar ev detoksu yapmak için gereklidir. Boya sırasında tüm duvara monte dolapların sökülmesi ve duvarların temizlenmesi sağlanmalıdır. Özellikle mutfak dolapları ve tavana kadar olan gardıroplar sökülmeden boya işlemleri yapılır, ancak evin gerçekten temizlenmesi isteniyorsa her şeyin demonte edilerek ev temizlendikten sonra tekrar monte edilmesi gerekir.” diyen mimar, evde diğer tehlikelerin de paslanmaya başlayan bataryalar, uzun süre kullanılan koltuk ve yataklarda oluşan gözle görünmeyen canlılar, hijyenik özelliğini kaybetmeye başlamış olan vitrifiyeler olduğunu söylüyor.

Ayrıca Feza Ökten Koca, yaşadığımız mekanlarda rutubet düzeyinin de çok önemli olduğunu, çok sıcak ve kuru ortamda uyumanın solunum açısından sıkıntıya neden olabileceğini, soğuk ve rutubetli ortamda da oluşan küfler nedeniyle birçok sağlık probleminin ortaya çıkabileceğini sözlerine ekliyor. Çamaşır ve kurutma makinelerinin de temiz hava alan ayrı bir mekanda yer almasının rutubet seviyesi açısından olumlu olacağını vurguluyor.

Günümüzde alerjinin çok yaygın bir sıkıntı olarak ortaya çıktığından bahseden mimar,  alerji problemleri olan insanların başka rahatsızlıklara yakalanma riskinin daha yüksek olacağını dile getiriyor ve ekliyor: ‘’Yatak odalarımızda kullanacağımız hava temizleme cihazları, özel anti alerjen yastıklar ve nevresimler alerji gelişimini azaltmaktadır. Özellikle yün halılar ne yazık ki alerjik olduğundan kullanımı çok doğru değildir. Kütüphanelerimizde yer alan kitaplarımızın da sık sık çıkarılıp yer değiştirilmesi ve temizlenmesi gerekir, mümkünse kapaklı kitaplıklar tercih edilmelidir. Kapitone döşemelikler toz yuvası haline gelebilmektedir, kullanılmak isteniyorsa çok detaylı temizlenmelidir. Klima filtreleri de sağlık açısından risklidir, mutlaka düzenli bakımlarının yapılması gerekir. Evlerdeki ahşap doğramaların bakımı da çok önemlidir, küf ve böceklenme problemine karşı önlem alınmalıdır. Tüm bunlara ek olarak, evlerde laminat parke kullanımı da sağlıklı değildir, doğal ya da lamine parke tercih edilmelidir.’’

Dışarıda giyilen kıyafetlerle, ayakkabılarla eve mikrop ve virüs taşınabildiğini aktaran Feza Ökten Koca, dış kıyafetlerin havalandırılmasını, ayakkabılarla eve girilmemesini ve mutlaka eve girildiğinde kıyafetlerin değiştirilmesini öneriyor. Evlerde en çok temas halinde olunan noktaların da temizliğine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan mimar, kapı kolları, elektrik anahtarları, mutfak tezgahı, bataryalar, masa ve sandalyeler, anahtarlar ve tabi ki cep telefonlarının dikkatlice temizlenmesi gerektiğini dile getiriyor.

Geleneksel temizlik anlayışımızın değiştiğinden söz eden Feza Ökten Koca, artık temizliğe, öncelikli olarak ellerimizin dokunduğu yerler ve dışarıdan getirdiklerimiz ile başlayacağımızı vurguluyor ve ekliyor: ‘’Temizlik alışkanlıklarımız artık ezberlerimizin dışına çıktı.’’

Elips Tasarım Mimarlık Hakkında:

Elips Tasarım Mimarlık İnşaat Ltd. Şti. 1999 yılında Y.Mimar Feza Ökten Koca tarafından kuruldu. Mimari tasarım hizmetleri ile başladığı yolculuğuna yıllar içinde iç mimari tasarım ve anahtar teslim uygulama işlerini de ilave etti.  Özellikle konut, ticari alanlar, yeme-içme, mağazacılık ve eğitim alanlarında projeler üretmektedir. Bu süreçte mobilya ve aydınlatma tasarımları da üretmeye başlayan Elips Tasarım Mimarlık, daha sonra bu çalışmaları FEZA markası altında yapmaya karar vermiştir. Mimar, iç mimar ve endüstri ürünleri tasarımcılarından oluşan ekibe her sene katılan stajyer ve yeni mezunların eğitimlerine Elips Tasarım Mimarlık’ta devam etme fırsatı verilmektedir.

Feza Ökten Koca Hakkında:

Lise eğitimini Özel Darüşşafaka Lisesi’nde, üniversite eğitimini İ.T.Ü. Mimarlık Fak. Mimarlık Bölümü’nde tamamladı. 1994 yılında İ.T.Ü. Fen Bilimleri Ens. Bina Bilgisi Yüksek Lisans programından Y.Mimar ünvanı ile mezun oldu. Öğrenciliği sırasında başladığı çalışma hayatında, Orhan Çakmakçıoğlu Mimarlık Ofisi, Emlak Bankası mimari grup ve Can İnşaat’ta görev aldıktan sonra İngiltere’ye gitti ve Percy Thomas Partnership, Londra ofisinde çalıştı.

1999 senesinde Elips Tasarım Mimarlık ofisini kurdu. Mimari projelerin yanı sıra İç mimari tasarım ve uygulama çalışmalarında yoğunlaşmaya başladı. 2005 yılında Halil Ökten ile birlikte Elwo Ahşap üretim tesisini kurdu. Ele aldığı konut, ticari ve eğitim mekan projelerinin tasarımının yanı sıra, gerçekleştirilmesi konularında uzmanlaştı. Mimarlığı, sadece bina ve mekan tasarlamak değil, kullanıcıya yaşam tasarlamak olarak tanımlamaktadır. Çalışmalarında en farklıyı ararken kullanıcı odaklı, sürdürülebilir, güne uygun ve yarını kucaklayabilen tasarımlar yapmaya çalışmaktadır.

Tasarım olgusunu bir bütün olarak ele almak gerektiği düşüncesiyle mimari ve iç mimari projelere devam ederken FEZA markası altında mobilya tasarım çalışmaları da yapmaya başladı. 2013, 2014 ve 2015 yıllarında düzenlenen Alldesign fuarlarında, Design Week 2017, 3.İstanbul Tasarım Bienali’nde, Tomtom Backtohome ve Designhood 2018 etkinliklerinde mobilya koleksiyonlarını sergiledi.

2016 yılında FLY Collection parçalarından biri olan Boomerang isimli sandalye tasarımı ile Milano’da A’ Design Award ödülü aldı.

2018 yılında, BJK No1903 projesi ile Londra’da International Property Awards yarışması, Mixed-Use Interior kategorisinde Award Winner, Best of Turkey, Best of Europe ödüllerinin üzerine, Best of World ödülünü de kazanmıştır.

2012-2017 yılları arasında Darüşşafaka Cemiyeti’nde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Cemiyet proje komitesindeki görevi devam etmektedir.

Halen İstanbul Medipol Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak proje yürütücülüğü de yapmaktadır.

Devamını Oku

Mimarlık

Asitane’nin İstanbul’daki Ofisinde Iglo Architects İmzası

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar ortaklığındaki Iglo Architects, film ve fotoğraf prodüksiyon şirketi Asitane’nin İstanbul’daki ofisini tasarladı. Asitane, çalışan konforunun ve verimliliğinin maksimum düzeyde olduğu, sıcak ve dinamik bir iç mekan olarak hayata geçirildi.

Film ve fotoğraf prodüksiyon şirketi Asitane’nin Balmumcu’daki İstanbul ofisi birbirinden farklı ölçek ve fonksiyonlarda ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan Iglo Architects tarafından tasarlandı.

Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar ortaklığındaki Iglo Architects, Asitane ofisini birçok parametre göz önünde bulundurarak tasarlamış. Ofisin, çalışan konforunun ve verimliliğinin maksimumda olduğu, müşterilerinin bütün ihtiyaçlarının en uygun şekilde ve eksiksiz karşılandığı, lojistik problem yaşanmayan, fonksiyon trafiklerinin birbirleriyle kesişmediği, sıcak ve konusunda tercih edilen bir mekan olması hedeflenmiş.

Tasarımda, Balmumcu’daki ofis için 300 m2 alanda film ve fotoğraf çekimleri için kullanılacak optimal büyüklükte bir stüdyo ve çevre fonksiyonları, 20 kişilik ofis alanı, yönetici, muhasebe ve yönetmen odaları, toplantı salonları ile mutfak ve kafeterya alanı kurgulanmış. Stüdyo için gereken alanın en az 160 m2 olması, doğası gereği yüksek tavana, dekor ile ışık malzemelerinin lojistiği için uygun büyüklükte bir girişe ve ayrıca depo, duş, soyunma kabinleri ve makyaj alanına ihtiyaç duyması tasarımdaki önemli girdiler haline gelmiş.

Bu doğrultuda stüdyo alanı ve çevre fonksiyonları için en uygun konum olarak ana binanın uzantısı olan depo hacmi seçilerek, bu alan tamamen soyulmuş, bölmeleri kaldırılmış, çatı çelikleri ve örtüsü tamamen yenilenmiş. Ayrıca çekimlerde kullanılacak doğal ışık etkisi için ve aynı zamanda çekim dışı hazırlık sırasında enerji tasarrufu adına üç adet büyük çatı ışıklığı yapılmış. Tüm duvarlar, komşu oldukları ofis alanlarını stüdyodaki çekimler sırasında kullanılacak yüksek volümlü müzikten izole edecek şekilde, akustik özellikli materyal ile giydirilmiş. Resepsiyon alanı, stüdyo ve ofis alanlarını ve girişlerini tanımlayacak ve birbirinden ayıracak şekilde konumlandırılmış ve çalışan trafiği ile stüdyo kullanıcısı trafiği birbirinden ayrılmış.

Açık ofis alanı iki taraflı uzun masalı, tamamı lineer ışıklı raflı, aydınlık,  sıcak atmosferli ve rahat çalışılabilecek ferah bir arter olarak tasarlanmış. Bu alanın üzerindeki terasa açılan ışık bacaları yeniden yorumlanarak gün ışığı alan doğal aydınlatmalara dönüştürülmüş ve bu arterin iki ucundaki kapalı ofis alanlarında tek cepheden gelen doğal ışığı kaybetmemek için cam bölücüler tercih edilmiş. Böylelikle mekanda hem genel bir şeffaflık elde edilmiş hem de doğal ışığın en derin noktalara ulaştırılması sağlanmış. Ayrıca bu alanın sonunda ve karanlıkta kalan yönetici ve muhasebe odalarının tavanlarına doğal ışık almalarını sağlayabilecek çatı ışıklıkları konumlandırılarak klostrofobik etkiden kurtarılmış ferah, yüksek tavanlı ve tercih edilir çalışma mekanları yaratılmış.

Gerekli fonksiyonların sığdırılması amacıyla toplantı odalarının ve mutfak bölümünün arasına konulan duvarlar açılıp gizlenebilecek şekilde tasarlanmış. Böylelikle iki toplantı odasının arasını bölen duvarlar açıldığında birleşen masalarla 14 kişilik toplantı odası elde etme imkanı olmuş. Mutfak ile ikinci toplantı odası duvarı da açıldığında tüm alanın kafe kullanımına hizmet vermesi sağlanmış. Tüm bu mobil duvarlar da değişken senaryolarda maksimum ses izolasyonu sağlayabilecek şekilde tasarlanmış. Bina önündeki teras alanını da kullanabilmek için zemine kadar inen ve açılan doğramalar kullanılmış.

Proje; Zafer KAROĞLU, Denizhan MUTLAY liderliğindeki Iglo Architects ekibi tarafından tasarlanmış.

Devamını Oku

Mimarlık

Aura Design Studio Tasarımı Söğütözü İş Merkezi’nin İnşaatı Tamamlandı

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Ankara’nın en merkezi ofis ve ticaret alanlarından birinde, çevre parsellerde yer alan alışveriş,  ticaret ve otel yapılarıyla birlikte başarılı bir kentsel tasarım projesinin merkezinde konumlandırılan Söğütözü İş Merkezi’nin inşaatı tamamlandı. Dinamik ve özgün tasarımı ile bulunduğu bölgeye farklı bir kimlik kazandıran yapının tasarımı ise, mimarlık, şehir planlama ve peyzaj mimarlığı alanlarında farklı tipolojilerde birçok ödüllü projeye imza atan Aura Design Studio’ya ait.

 

Mimar Filiz Cingi Yurdakul

liderliğinde yurt içi ve dışında gerçekleştirdikleri ödüllü projelerle son dönemde adından söz ettiren Aura Design Studio, dinamik ve özgün cephe tasarımıyla iddialı bir yapı olan Söğütözü İş Merkezi’ni tasarladı. İnşaatı tamamlanarak kullanıma açılan yapı, önemli bir kentsel tasarım projesinin de parçası olduğundan, yapının peyzajının da özellikle yaya allesi ile bütünleşik aynı zamanda da kendi cephe ve kütle karakterine de uyumlu olmasına dikkat edildi.

Yaya allesine zemin katlarındaki ticari birimlerle bağlanırken hemen arkasındaki nispeten sakin olan park alanı karşısından ofis ve otopark girişini sağlayan yapının girişinde, çelik strüktürü ile cephe karakterine uygun bir giriş saçağı tasarlanmış. Yapının mimari projeleri ile mekanik-elektrik-statik koordinasyonu sağlanarak cephe projeleri ve peyzaj projeleri üzerinde de incelikle çalışan mimarlar, giydirme cephe sistemi olarak panel cephe elemanları kullanmış ve her bir panel tasarımı, cephe danışmanı ve cephe uygulama firması ile birlikte titizlikle ele alınmış.

Panel cephe önlerindeki genişletilmiş metal paneller, her biri aynı ebatta üçgen modüller olarak kurgulanmış. Bu üçgen modüller yatay, dikey, 45 derece açılı ve boş çerçeveli olarak tasarlanarak G profillerle panel cephe sisteminden ileriye çekilip ana cephe sistemi ile entegre edilmiş. Cephe temizliği için her katta uygun geçişler sağlanan tasarımda, ctp kasetli yürüme panelleri ile iç cephe temizliği çözümlenmiş.

Zemin ve teras katlardaki kütle hareketlerinin ahşap görünümlü alüminyum paneller ile vurgulandığı yapıda bu paneller, zemin kat ve teras katlarda ticari birimlerin aralarında ve ikinci kat üzeri teras kat tavanında 20’şer cm’lik paneller olarak uygulanmış.

Malzeme seçiminde ise mimarların tercihi doğal malzemelerden yana. Zemin malzemesi olarak yaya allesi ile uyumlu traverten doğal taş seçilmiş. Kot farklılıkları üçgen sac bordürlerle çevrelenen bitkisel peyzaj alanları ile çözümlenmiş ve yaya allesi kotları, bağlantıları eğimle uyumlu çözümlenmiş eriyen merdivenler ile kurulmuş. Teras katlara konumlandırılan saksılar ile ofis çalışanları için yeşil nefes alma alanlarının oluşturulması hedeflenmiş.

Giydirme cephelerdeki açılabilir kanatlar hem açık ofislere hem de makam odalarına uyumlu olarak ele alınırken, ofis katları, esnek plan şemalarına ve olası değişikliklere uyumlu olacak şekilde yükseltilmiş döşemeler ile planlanmış.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com