Connect with us

Mimarlık

Sonbahar renkleri ile sezonun dekorasyon trendleri

Yayın Tarihi:

on

Yaz mevsiminin rehavetini üzerimizden atıp yeni sezona hazırlandığımız bu günlerde yılın sonbahara özgü dekorasyon trendlerini analiz eden EDDA Mimarlık Kurucusu İç Mimar Eda Tahmaz, toprak tonlarına eşlik eden sarılar ve yeşillerin yanı sıra iç mekanlarda yükselen ahşap kullanımını ve yeni eğilimleri aktardı.

Sonbaharın belki de en belirleyici özelliklerinden biri, renkleri. Doğanın bütünüyle, sarı, turuncu, koyu kırmızı ve kahverengiye büründüğü bu mevsim, iç mekanlara da yansıyor. İç Mimar Eda Tahmaz, toprak tonları, yeşil, sarı ve turuncu gibi sonbahar renkleri üzerinden sezonun dekorasyonun trendlerini analiz ederken aynı zamanda kır yaşamından ilham alan evlerin ve ahşap kullanımının son dönemin gözde trendlerinden olduğunu belirtiyor. 

Sararan doğa ile beraber ilhamını kır evlerinden ve country stilinden alan dekorasyonların da yükselişe geçtiğini vurgulayan Tahmaz, bej ve kahverengi tonlarında yaratılacak bir dekorasyonun bu görünüm için ideal olduğunu ifade ediyor. Duvarlarda kullanılan bej renge eşlik eden ahşap mobilyalar ve toprak tonlarında tekstil ürünleri ile sıcak ve samimi bir güz atmosferi yaratmak mümkün. Desenlerde ise hayvan figürleri ile yine leopar, zebra ve inek gibi hayvan desenleri ön plana çıkıyor. Mekana dinamizm katmak için canlı renklerden de faydalanılabileceğini aktaran Tahmaz’a göre, mavi-gri, turkuaz; yeşil ve kırmızı renkler; toprak tonları ile kombinlendiğinde sadece kahverengi tonlarından oluşan tekdüze bir görüntünün önüne geçerek dekorasyona cazibe katıyor.

Yeşilin koyu tonlarının sezonun favorilerinden olduğunu belirten iç mimar; duvar kağıtlarında; koltuk döşemelerinde ve tekstil ürünlerinde bu renkten faydalanarak dekorasyona daha iddialı bir görünüm kazandırılabileceği görüşünde. Özellikle vintage mobilyalarda kadife kumaş ile beraber daha da ön plana çıkan koyu yeşiller; bu sezonda dekorasyon severlerin ilgisini daha da çok çekiyor. Bu renge eşlik edecek dinamik renklerin başında hardal sarısı ve turuncu tonlarının olduğu belirten iç mimar; dekorasyonda yaşanan 70’li yıllara dönüşün etkilerinin daha uzun yıllar devam edeceğinin de altını çiziyor. Bu etki; kıvrımlı hatlara sahip mobilyalar; aksesuarlarda benimsenen büyük; geometrik formlar ve ekose desenler ile daha da pekiştirilebilir.

Devamını Oku
Yorum yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mimarlık

Merdivenler / Dikey Sirkülasyon Araçları yeni baskısıyla kitapçılarda

Yayın Tarihi:

on

Prof. Abdullah Sarı tarafından kaleme alınan ve yeni baskısı uzun süredir beklenen Merdivenler / Dikey Sirkülasyon Araçları kitabı, YEM Kitabevi etiketiyle yeniden raflardaki yerini aldı.

Prof. Abdullah Sarı tarafından hazırlanan Merdivenler/ Dikey Sirkülasyon Araçları başlıklı kitap, 50 yılı aşkın bir süredir Türkiye’deki mimarlık ve tasarım eğitiminin temel başvuru kitaplarından biri olma niteliğini sürdürmektedir.

En önemli yapı bileşenlerinden biri olan “merdiven”leri inceleyen bu kitap, başta mimarlık, iç mimarlık, inşaat mühendisliği öğrencileri ve öğreticileri olmak üzere yapı tasarlayan, üreten herkes için konu hakkındaki en temel bilgileri bir arada sunuyor. Bu nedenle kitapta, uygulama örnekleri en aza indirgenerek çoğunlukla merdivenlerin biçimlenmesini, boyutlandırılmasını ve düzenlenmesini etkileyen ana faktörler açıklanıyor.

Yapı bileşenlerinin nasıl tasarlanacağı; bunlarda çeşitli etkenlere karşı hangi önlemlerin alınacağına ve seçenekler arasından en uygun olanın belirlenerek rasyonel çözümün nasıl gerçekleştirileceğine karar vermek bilimsel bir yöntem gerektirir. Bununla birlikte, özellikle öğrencilerin yapı bileşenleriyle ilgili ayrıntıları ezberlemek yerine, gerektiğinde kaynaklara başvurma yeteneği kazanmaları ve bu alandaki temel bilgileri tasarım aşamasında yeniden hatırlama çabası içine girmeyecek düzeyde kavramış olmaları gerekir.

Bu amaca hizmet etmesi için hazırlanan kitap, merdivenleri, tanımından türlerine; basamak ve sahanlık boyutlarından genişliğine ve eğimine; taşıyıcı kısım, kaplama, korkuluk konstrüksiyonlarından taş, betonarme, ahşap, metal gibi yapısal özelliklerine; korkuluk, küpeşte, dolgu konstrüksiyonlarından çizimsel anlatımlarına uzanan bir yelpazede, yalın bir dille aktarıyor. 

1921 yılında Develi’de doğan Abdullah Sarı; 1940’ta Afyon Lisesi’ni; 1946’da İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitirmiştir. Aynı fakültenin Yapı Bilgisi Kürsüsü’ne asistan olarak atanmış; 1949’da yeterlik sınavını vermiş; 1958’de doçent; 1968’de profesör unvanını almış ve 1988 yılında emekli olmuştur. Abdullah Sarı; 42 yıllık görev süresince başta İTÜ Mimarlık Fakültesi olmak üzere; Maçka Teknik Okulu; Maçka Mimarlık Fakültesi; Işık Mimarlık-Mühendislik Yükseokulu; Trabzon Üniversitesi Mimarlık Fakültesi; Ankara Mimarlık-Mühendislik Yüksekokulu gibi kuruluşlarda öğretim üyeliği yapmıştır. Yine aynı kuruluşlarda Şube Şefliği; Bölüm Başkanlığı; Anabilim Dalı Başkanlığı; Müdürlük ve Dekanlık gibi yönetim görevlerinde bulunmuş; meslektaşlarıyla birlikte girdiği mimari proje yarışmalarında mansiyon; ikincilik ve birincilik ödülleri kazanmıştır.

Abdullah Sarı’nın; Merdivenler/ Dikey Sirkülasyon Araçları kitabının yanı sıra Konut Yapılarında Dış Duvarlar ve Bina İnşaatında Alüminyum adlı çalışmaları da yayımlanmıştır.

Devamını Oku

Mimarlık

Sulusaray Termal Tesisi projesinde Studio Vertebra imzası

Yayın Tarihi:

on

Tokat, Yozgat ve Sivas illerinin kesişiminde bulunan, Studio Vertebra tasarımı Tokat Sulusaray Termal Tesisi, doğal siluetle uyumlu ve kentin tarihi kalıntılarından referans alan yaklaşımı ile kent belleğini yaşatmayı ve turizmi canlandırmayı hedefliyor.

Kuruluşundan bu yana mimari, iç mimari ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası ölçekte “çok disiplinli” çalışmalar yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın ortaklığındaki, İstanbul merkezli tasarım ofisi Studio Vertebra, Tokat, Yozgat ve Sivas illerinin kesişiminde önemli bir lokasyonda yer alan Tokat Sulusaray Termal Tesisi projesinin tasarımına imza atıyor. 

Tokat’ın Sulusaray ilçesinde, Tokat Valiliği’nin desteğiyle hayata geçirilen 4.370 m² inşaat alanına sahip Sulusaray Termal Tesisi projesi, turizmi canlandırarak bölge halkının sosyo-ekonomik yapısına katkıda bulunacak olmasıyla da büyük önem taşıyor. 

Sulusaray’da yer alan Sebastapolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkan; iki bin yıllık geçmişe sahip Bizans dönemi hamam kalıntıları ve sıcak su kaynağının bölge için tarihsel süreçteki önemi, Studio Vertebra’nın tasarımındaki önemli çıkış noktalarından biri olmuş. Tokat Sulusaray Termal Tesisi proje alanında yer alan ve 1980’lerde aktif olarak kullanılan; zamanla terk edilerek atıl durumda kalsa da bölge halkının belleğinde hatıra olarak yaşayan apart; hamam ve otel yapılarının yeniden ele alındığı projenin omurgasını topoğrafyaya bağlanarak onun bir parçası olan bir saçak tasarımı oluşturuyor. 

Çevresinde yüksek ağaçların, geniş yeşil alanların ve kayalıklı tepelerin olduğu bir coğrafyada yer alan tesisin tasarımında doğal silüeti bozmadan onun bir parçası olmayı amaçlayan Studio Vertebra, bu saçak tasarımı ile arazi içerisinde bulunan iki tepeciği yatayda birbirine bağlamış. Bu bağlamda saçak ve topoğrafya, projenin ana fikrini oluşturan bütünleyici ve bağlayıcı faktörler olarak öne çıkıyor.

Silüete lineer etki eden bu saçak; giriş boşluğu ve bunu karşılayan meydanla birlikte özel ve kamusal kullanım alanlarını fonksiyon olarak ikiye ayırmış. Özel alanlar iki katlı; içerisinde galeri boşluğu olan ve geniş ailelere uygun olarak tasarlanmış apartlardan oluşurken; kamusal alanlar ise termal tesis projesi içinde yer alan hamamlar; termal havuzlar ve aileler için özel alanların bulunduğu birimleri kapsıyor. Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nde özel ve kamusal fonksiyonlara ek olarak; bu saçağa eklemlenen sosyal tesis ve topoğrafyaya oturan; küçük aileler için tasarlanmış apartlar da yer alıyor.

Studio Vertebra; Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nin cephesinde ahşap; taş ve cam gibi doğal ve zamansız malzemeler kullanarak yapının bulunduğu çevreyle olan ilişkisini kuvvetlendirmiş. Cephe ve çevrenin iç mekandaki yansıması; yüksek; sade ve aydınlık mekanların oluşumuna etki etmiş. Güneş ışığından maksimum seviyede yararlanmak amacıyla yüksek pencereler tasarlanmış ve mekanların peyzaj alanlarıyla görsel ilişki kurması sağlanmış. Tesis içinde yer alan kadınlar havuzu; mahremiyeti sağlamak amacıyla etrafı pergolalarla çevrilmiş bir iç bahçeye açılıyor. 

38.273 m² arsa alanı içinde toplam 2.800 m² taban alanına sahip olan Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nin çevre peyzajı; içinde yürüyüş ve koşu parkurları; rekreasyon alanları; çocuklar için oyun alanı ve çiçek bahçesi bulunan bir koru olarak değerlendirilmiş ve koru içinde engelliler için de rampalarla ulaşım sağlanmış.

Studio Vertebra’nın; bulunduğu coğrafya ile uyumlu; zamansızlık ve yalınlık üzerine kurulu bir tasarım anlayışı ile biçimlendirerek bölge halkının ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçladığı Tokat Sulusaray Termal Tesisi’nin Tokat’ta turizmin gelişmesine katkıda bulunması öngörülüyor.

Devamını Oku

Mimarlık

Özbekistan’ın dev yatırımı “Buhara City”, Studio Vertebra’ya emanet

Yayın Tarihi:

on

Studio Vertebra, Özbekistan’ın Buhara kentinde, tarihi kent ile havalimanı arasında kalan 535 bin metrekare arsa üzerinde, yarım milyar dolarlık yatırımla inşa edilmesi planlanan Buhara City projesinin kentsel planlamasının ve proje kapsamındaki tüm yapıların mimari ve iç mimari tasarımlarının yanı sıra, tüm yatırımcı ve yüklenicilerin belirlenmesini de kapsayan proje yönetim danışmanlığını üstlendi.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Miromonovich Mirziyoyev’in önderliğinde Buhara Valiliği, Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı ve İskân Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek olan dev proje; konut, ticari alanlar, oteller, bilim merkezi, müze, kütüphane, konferans merkezi ve İslam merkezi gibi kültür yapıları ile kamusal ve yeşil alanları kapsayacak.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Miromonovich Mirziyoyev’in önderliğinde Buhara Valiliği, Özbekistan Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı ve İskân Bakanlığı tarafından Özbekistan’ın en büyük projelerinden biri olarak yarım milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçirilen Buhara City projesinin kentsel planlama, mimari ve iç mimari tasarımları ile proje yönetimi Studio Vertebra’ya emanet edildi.

Mimari, iç mimari ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası ölçekte “çok disiplinli” çalışmalar yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın ortaklığındaki İstanbul merkezli tasarım ofisi Studio Vertebra, Buhara City projesinin konut, ticari alanlar, bilim merkezi, müze, kütüphane ve konferans merkezi gibi kültür yapıları ile kamusal ve yeşil alanları kapsayacak olan 375 bin metrekarelik inşaat alanına sahip ilk fazının çalışmalarına başladı.

Türkiye’den ve dünyadan yatırımcılara fırsatlar sunacak

Buhara kent merkezinin yaklaşık 3 kilometre güneydoğusundaki kısmen işlev dışı kalmış sanayi bölgesinde hayata geçirilen; hem bulunduğu bölgenin gelişimine hem de Özbekistan’ın yatırımlarla dışa açılmasına katkıda bulunacak olan projede Studio Vertebra’nın yönetiminde; Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcılar görev alacak. Proje bu yönüyle ülkemizde ekonomik kriz nedeniyle yavaşlayan ve dış piyasalara açılmaya çalışan Türkiye inşaat endüstrisi için de önemli bir fırsat niteliği taşıyor.

Tarihi Buhara bölgesi ile havalimanı arasında kalan alanda yer alan sanayi bölgesinin geliştirilmesi ve dönüştürülmesi amacıyla planlanan Buhara City; farklı zamanlarda hayata geçirilecek olan iki fazdan oluşuyor. Projenin ilk kısmın tamamlanmasından sonra; bir İslam merkezi ve bu merkeze bağlı kamusal alanlardan oluşan 75 bin metrekarelik inşaat alanına sahip ikinci kısım da Studio Vertebra tasarımı ile hayata geçirilecek.

Büyük, küçük ve orta ölçekli yatırımcılara uygun planlama

Tarihi Buhara kentiyle 4 ana noktadan ilişki kurarak kentin halihazırdaki yoğunluğunu bu bölgeye yönlendirmeyi hedefleyen Studio Vertebra; Buhara City proje alanının ortasına bilim merkezi; müze; kütüphane ve konferans merkezi gibi sosyokültürel alanlar ile yeşil dokudan oluşan 65 bin metrekarelik yeni bir kent merkezi inşa edecek. Merkezin çevresinde konumlanacak olan ticari ve konut adalarının daha küçük parsellere bölünmesiyle projenin sadece büyük değil; küçük ve orta ölçekli yatırımcılar için de yatırıma uygun hale getirilmesi planlanıyor. Konut yapıları arasında avlular ve yeşil alanlarla oluşturulan boşluklar etrafında konumlandırılan farklı yüksekliklerdeki konut blokları hem güneşin ve rüzgârın iç mekânlara alınabilmesini hem de otopark gibi servis alanlarının karşılanmasını sağıyor.

Konut yapılarının arasında eşit mesafede kreş ve çocuk bakım merkezlerinin de planlandığı projede zemin seviyesindeki alışveriş alanlarının üzerine 1-2 katlı ofislerin yerleştirileceği ticari yapılardan oluşan ve iki ayrı ucunda iki otel projesinin yer alacağı bir de ticaret sokağı bulunuyor.  

İklimsel koşullara uygun, yerel kültürle biçimlenen çağdaş kent dokusu

İklim koşulları hayli sıcak olan bölgede yapılar arasında kullanılacak su öğesiyle yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Studio Vertebra; mevcutta bulunan su kanalını ıslah ederek suyu kentin içine almayı ve Buhara’nın tarihi kimliğinde önemli yeri bulunan; bölgeye özgü havuz-bina ilişkilerini modernize ederek; küçük ve büyük havuzlarla yapıların arasına ve kamusal alanlara taşımayı planlıyor. Kent merkezinin araç trafiğinden arındırılarak tamamen yayalaştırıldığı projede turistler; yaşlı ve engelli bireyler için nostaljik bir tramvay sistemi de kurulacak.

Buhara’nın tarihi dokusundaki şehir siluetini ve kat yüksekliklerini koruyan bir planlama anlayışının kullanılacağı proje; bölgenin sembolik tarihi yapılarından referans alan renk; doku; malzeme ve formlarla biçimlenecek. Ayrıca proje alanı içerisinde bulunan beton fabrikaları ve demir yollarının; inşaat aşamasında ve nakliyatta kullanılmasıyla proje maliyetlerinin de düşürülmesi planlanıyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com